Yayınlandı: Çar, Ağu 15th, 2018

Memuriyetin Sona Ermesi…Çekilme

bayan-63

I-GİRİŞ:

Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir (1982 Anayasası madde:49). Ayrıca, hiç kimse zorla çalıştırılamayacağı gibi angarya uygulanması da yasaktır (1982 Anayasası madde:18).

Devlet Memuriyeti asli ve süreklilik içeren bir özellik içerir. Bu açıdan bakıldığında, devlet memuriyetini yürüten kamu görevlilerinin bu görevi sürekli yürütecekleri ve belli bir hizmet yılını doldurduktan sonra da emekli olacakları genel kabul görmüş bir yaklaşımdır. Mevzuattaki düzenlemeler de bu yönde yapılmıştır.

Öte yandan Devlet memurluğu yapmak ve Devlet memurluğundan ayrılmak da bir haktır. Bu hakkın kullanılması, yasal yollarla bile engellenemez. Ancak, her çalışma alanı ile ilgili uyulması zorunlu bazı kurallar konulabilir. Bu kurallara uymamak bazen parasal sorumluluğu gerektirebileceği gibi bazen de hak mahrumiyetine yol açabilir. Hak mahrumiyeti; kişinin önceden yararlandığı belirli alacak hakkının sürekli ya da geçici olarak kaybedilmesidir.

Bu açıdan bakıldığında, memuriyetten ayrılma durumu, belirli işlemlerin gerçekleşmesi suretiyle mümkün olacak bir durum haline getirilmiştir. Şöyleki devlet memurları en basit bir anlatımla, ayrıldıklarına ilişkin bir dilecekçe verip görevlerinden ayrılamazlar.

Bu yazıda, memurluk görevinin çekilmek suretiyle sona ermesi konusu işlenecektir.

II-ÇEKİLME VE ÇEKİŞMİŞ SAYILMA

Çekilme hakkı, 657 sayılı Kanunun “GENEL HAKLAR” başlıklı “3.Bölüm” de düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre; Devlet memurları, bu kanunda belirtilen esaslara göre memurluktan çekilebilirler.

Devlet memurlarının görevden çekilme ve memurluğunu sona erdiren durumlar, 657 sayılı Kanunun 94-98 inci maddeleri arasında hüküm altına alınmıştır.

Çekilme hakkının uygulanması ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda iki farklı durum ele alınmıştır.

-Çekilme isteğinde bulunma (memurun isteği ile çekilmesi)

-Çekilmiş sayılma.

A-MEMURUN İSTEĞİ İLE ÇEKİLMESİ:

Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir.

Çekilmek isteyen memur, yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir.

Olağanüstü mazeretle çekilenler, üstüne haber vermek şartıyla bir ay kaydına tabi değildirler.

Çekilme isteğine ilişkin müracaatın yazılı olarak yapılması şarttır. Yine özellik arzeden diğer bir durum da; müracaatın çalışılan kuruma yapılmasıdır. Çalışılan kurumdan kasıt; memurun özlük ve disiplin yönünden kadrosunun bulunduğu kurumdur.

İstekte bulunmanın yazılı olacağı hüküm altına alınmasına karşılık, çekilme isteğinin kabul edileceğine dair herhangi bir düzenleme söz konusu değildir. Buna karşılık, çekilmek isteyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam edeceği belirtilmiştir. Ayrıca, yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabileceği ifade edilmiştir.

Dolayısıyla çekilme isteğinde bulunan memur, aşağıdaki durumlarda görevini bırakabilir:

-Memur tarafından, çekilme isteğinin yürürlüğe gireceği tarihin önceden belirtilmesi (Çekilme isteğinde bulunmak memura tanınmış bir hak olup, çekilme zamanını saptama yetkisini de bu hakkı kullanan iradeye bağlı olduğunun kabulü gerekir.).

-Bir ayı geçmemek şartıyla, çekilmek isteyen memur yerine atanan kimsenin gelmesi.

-Bir ayı geçmemek şartıyla, çekilme isteğinin kabul edilmesi.

-Bir ayı geçmemek şartıyla, yerine atanan kimsenin gelmemesi veya yerine bir vekil atanmaması durumunda, üstüne haber vererek görevini bırakması.

-Olağanüstü mazeretle çekilenler, üstüne haber vermek şartıyla bir ay kaydına tabi değildirler.

B-ÇEKİLMİŞ SAYILMA:

İzinsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta; kesintisiz 10 gün göreve gelmeme/görevi terk etme fiilinin memurun iradesi dahilinde veya kabul edilebilir bir mazeretinin olmaması durumunda, bilerek ve isteyerek gerçekleşmiş olması gerekir. Memurun iradesi dışında gerçekleşen ve kabul edilebilir mazeretin bulunması (böyle bir mazeret durumunun belgelenmesi/ispat edilmesi gerekir) halinde, çekilmiş sayılma gibi bir durumun kabulü mümkün değildir.

Ayrıca, kesintili ve 10 günü geçen fiil dolayısıyla, çekilmiş sayılmadan da bahsedilemez. Söz konusu fiil ile ilgili olarak, disiplin hükümlerine başvurmak gerekir.

657 sayılı Kanunun uygulanması ile ilgili olarak memuriyetten çekilmiş sayılan ve memuriyetten çekilmiş sayılma ile ilgili hükümlerin uygulanacağı diğer haller:

-İşe Başlamama Halinde Yapılacak İşlem (Madde 63) (Bu maddenin uygulanmasında dikkat edilmesi gereken nokta; çekilmiş sayılma halinin başka yerlerdeki görevlere atananlar için geçerli olup, aynı yerdeki başka görevlere atananlar için geçerli değildir.)

-Bilgilerini Artırmak İçin Yabancı Memlekete Gönderilenlerin Hak ve Yükümlülükleri (Madde 79)

-Terhis Edilenlerin Görevlerine Dönmeleri (Madde 82)

-Muvazzaf Askerliğe Ayrılan Memurların Terhislerinde Göreve Başlatılmaları İle Muvazzaf Askerlikte Geçen Sürelerin Kademe ve Derece İntibaklarında Değerlendirilmesi (Madde 83)

-Kadroları Kaldırılan Devlet Memurları (Madde 91)

-Aylıksız İzin (Madde 108)

Bu hallerle bağlantılı olarak memur görevine başlaması gereken tarihte göreve başlamalıdır. Aksi halde, memuriyetten çekilme ile ilgili hükümlerin uygulanması gerekir.

Yukarıda belirtildiği üzere, Devlet memurlarına bağlı oldukları kuruma yazılı olarak müracaatta bulunmak şartıyla her zaman çekilebilme hakkı verilmiştir.

Buna karşılık kamu hizmetinin sürekliliği, çekilme isteminde bulunan memurun bu isteğinin kabulü veya yerine atanan kimsenin gelmesine kadar görevine devam etmesi istisnası öngörülmüştür. Diğer taraftan, yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine vekil atanmadığı taktirde üstüne haber vererek bir ayın bitiminden itibaren görevini bırakması mümkündür.

III- ÇEKİLMEDE UYULMASI GEREKEN KURALLAR:

Çekilme, memura tanınmış bir hak olmakla birlikte kanun koyucu bu hakkın kullanılmasında dikkat edilmesi ve uyulması gereken bazı özel durumlar öngörmüştür:

A-ÇEKİLMEDE DEVİR VE TESLİM SÜRESİ:

Çekilen Devlet memurlarından devir ve teslim ile yükümlü olanlar, bu işlemlerin sonuna kadar görevlerini bırakamazlar. Hizmet icaplarına göre devir ve teslim işlemleri için gerekli süreler, yönetmelikte belirtilir.

B-OLAĞANÜSTÜ YÖNETİM HALLERİNDE ÇEKİLME USULÜ:

Olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde veya genel hayata müessir afetlere uğrayan yerlerdeki Devlet Memurları yerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamazlar.

C-ÇEKİLEN VE ÇEKİLMİŞ SAYILANLARIN YENİDEN ATANMALARI:

Memurlardan mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak üzere;

1- Mevzuatta belirtilen hususlara uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden,

2- Mevzuata uygun olmadan görevlerinden ayrılanlar bir yıl geçmeden,

3- Devir ve teslim sürelerine uymadan çekilen memurlar 3 yıl geçmeden,

4- Olağanüstü yönetim hallerinde belirtilen usullere uymadan çekilen memurlar hiçbir surette,

Devlet memurluğuna alınamazlar.

Çekilme, memura tanınmış bir haktır. Kanun koyucu bu hakkın kullanılmasında, Devlette devamlılığın sağlanması ve çekilme işleminin ciddiyeti açısından bazı yaptırımlar öngörmüştür. Bu yaptırımlar, çekilen ve çekilmiş sayılanların yeniden atanmaları durumunda karşımıza çıkmaktadır (mali ve cezai sorumlulukları saklı):

1-Aşağıdaki durumlara uygun olarak memuriyetten çekilenler, altı ay geçmeden Devlet memurluğuna alınamazlar:

-Çekilmek isteyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir.

-Olağanüstü mazeretle çekilenler, üstüne haber vermek şartıyla bir ay kaydına tabi değildirler.

2-Aşağıdaki duruma uymadan görevlerinden ayrılanlar, bir yıl geçmeden Devlet memurluğuna alınamazlar:

-Çekilmek isteyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir.

3-Aşağıdaki duruma uymadan görevlerinden ayrılanlar, üç yıl geçmeden Devlet memurluğuna alınamazlar:

-Çekilen Devlet memurlarından devir ve teslim ile yükümlü olanlar, bu işlemlerin sonuna kadar görevlerini bırakamazlar. Hizmet icaplarına göre devir ve teslim işlemleri için gerekli süreler, yönetmelikte belirtilir.

4-Aşağıdaki duruma aykırı hareket edenler hiçbir surette Devlet memurluğuna alınamazlar:

-Olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde veya genel hayata müessir afetlere uğrayan yerlerdeki Devlet memurları, yerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamazlar.

5- Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek fiili, aylıktan kesme cezasını gerektiren bir disiplin suçudur.

6- Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek fiili, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren bir disiplin suçudur.

7-Usulüne uygun olmayarak 10 günden fazla süre ile rapor alan bir memur, memuriyetten çekilmiş sayılacaktır.

IV-YARGI KARARLARI:

1-Türk pozitif hukukunda istifa, şarta bağlı bir tasarruf olmayıp, kişinin kendi iradesiyle ilgili hukuki bir muameledir (Danıştay 5. Dairesi,03.03.1993, E.1991/2002, K.1993/999).

2- Çekilme isteminin yürürlüğe gireceği tarihten önce talebini geri alan davacının, çekilme hakkını kullanmaktan vazgeçtiğinin kabulü ile davalı idarece, onayın geri alınarak davacının istemi doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerekir (Danıştay 5. Dairesi,15.02.1983, E.1980/7504, K.1983/1000).

3- Görevden çekilme isteğini kurumuna bildiren davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinde belirtilen bir aylık sürenin bitiminde görevden ayrıldığının kabulü gerekip, bu bir aylık süre sonunda izinsiz ve özürsüz olarak on gün göreve gelmediği gerekçesiyle görevden çekilmiş sayılmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır (Danıştay 5. Dairesi,03.03.1993, E.1991/2002, K.1993/999).

4-İzinsiz ve mazeretsiz 10 gün göreve gelmediği gerekçesiyle görevden çekilmiş sayılan davacının 10 günlük süresinin son iki gününün cumartesi, pazar günlerine rastlaması, bu günlerde de hukuken göreve başlamasının mümkün bulunmaması karşısında işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır (Danıştay 12. Dairesi, 13.12.2005, E.2003/1034, K.2005/4521).

5-İzinsiz olarak 10 gün göreve gelmediği belgelerle saptanamayan davacının görevden çekilmiş sayılması mümkün değildir (Danıştay 5. Dairesi,27.11.1985, E.1981/2124, K.1985/2532).

6-Tutuklanan veya gözaltına alınan bir memurun bu süre zarfında mazeretsiz olarak göreve gelmediğini kabul edip, görevden çekilmiş saymak mümkün değildir (Danıştay 5. Dairesi,14.06.1984,E.1981/2907,K.1984/2816).

7-Yetkili merciler tarafından havale işleminin yapılması sonucu alınan ve tek tabipçe verilen ikinci sağlık raporunu, idarenin ilgili tedavi kurumuna iade etmesi veya göreve başlanıp başlanılmadığını saptaması gerekirken, bu raporun sağlık kurulunca verilmediği iddiasıyla uygulanan görevden çekilmiş sayılma işleminden davacıya yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır (Danıştay 5. Dairesi,26.09.1983, E.1981/1747, K.1983/6322).

8-Aynı tarihi taşıyan ve yine aynı gün tebliğ edilen iki işlemle iki ayrı yerden birinde geçici görevlendirilen diğer yere ise naklen atanan davacının bu görev yerlerinden hangisine öncelikle gideceği yönünde duraksamaya düşmesi sonucu sürekli görev yerine gidememesinin doğal olduğu, davacı geçici görevlendirildiği yerde göreve başlamış olduğuna göre, naklen atandığı yere süresi içinde gidip göreve başlamadığından bahisle görevinden çekilmiş sayılamaz (Danıştay 5. Dairesi,29.12.1987, E.1986/931, K.1987/2091).

9-Yer değiştirme işleminin iptaline ilişkin Danıştay Kararı ışığında idarece yeni bir işlem yapılmadıkça, doğrudan eski göreve başlatılmasını beklemek, çekilmiş sayılmaya yol açar (Danıştay 5. Dairesi,08.05.1975, E.1973/5746, K.1975/2586).

10-Yıllık iznin yasal süresinin bitiminden itibaren alınan ikinci iznin kabul edilemediği bildirilen yazının tebliğinden sonra, on gün içinde göreve başlamamak, çekilmiş sayılmaya yol açar (Danıştay 5. Dairesi,14.04.1976, E.1975/1334, K.1976/2008).

V-SONUÇ:

Devlet memurlarının mevzuatta belirtildiği üzere çekilme hakları bulunmaktadır. Memurlar bu haklarını yazılı olarak çalıştıkları kurumlara başvurmak suretiyle kullanabilirler. Memurların yerine getirdikleri hizmetlerin özelliğine göre, başvuru yapıldıktan sonra, görevin hemen terk edilmesi mümkün değildir.

Memur çekilme isteğini, çalıştığı kuruma bildirdikten sonra, yerine gelecek memuru beklemek durumundadır (Bu süre bir ayı geçemez).

Memurların çekilme durumu sadece yazılı olarak başvuruyla olmaz.Memurlar belirli sürelerde göreve gelmemeleri halinde, memuriyetten çekilmiş sayılırlar.

Burada önemli olan nokta, memurun göreve gelmemesinin kendi iradesi dışındaki sebeplerden kaynaklanması gerekir. Aksi takdirde, memurun çekilmiş sayılmasını kabul edecek gerekçelerin oluşmadığı değerlendirilir.

Çekilmiş sayılmayla ilgili olarak özellik arz eden diğer bir durum da, göreve gelmemenin belgelerle saptanmış olması gerekir. Belgelerden kastedilen imza defteri ve memurun yapmak durumda olduğu yazışmalar vs. olarak değerlendirilebilir.

Memurların aylıksız izin, askerlik dönüşleri, vb. durumlarda da göreve başlamaları gereken tarihleri doğru olarak tespit edip, göreve başlamaları konusunda gereken dikkat ve özeni göstermeleri gerekmektedir. Aksi halde memuriyetlerinin sona erme durumuyla karşı karşıya kalabileceklerdir.

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

İbrahim PINAR; “DEVLET MEMURLARI KANUNU ŞRHİ ve İLGİLİ MEVZUAT”, Seçkin Yayınevi, Ankara Temmuz 1999

Mustafa İnal-Ömer KÖSE Devlet Memurları Kanunu, Mukder Yayınları Ankara 2007

Yorum Yazın

XHTML: HTML Etiketi Kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>