Performansa Dayalı Yönetime İlişkin İlkeler

muhasebe-4

Performansa Dayalı Yönetime İlişkin Düzenlemeler

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile zarardan sorumluluk ko-nusunda zararın, sorumlularına ödettirilmesi hükmü getirilmiştir (m.48). Böy-lelikle kamuyu zarara uğratanlar (personel) bu zararın bedelini ödeyecektir. Bu hüküm performansa dayalı yönetim anlayışı çerçevesinde getirilmiştir. Zira kamuda etkinlik ön plandadır. Kaynakların, zarara uğratmak suretiyle kaybı etkinsizliğe neden olacağı için bunun zarar verene ödettirilerek telafi edilmesi öngörülmektedir. Kamu zararının tespitinde nelerin göz önüne alınacağı kanunun 71. maddesinde maddeler halinde sayılmıştır. Eski düzenleme olan Muhasebe-i Umumiye Kanununda ise zarardan sorumluluk hususu sadece usulsüzlük yapılarak devletin zarara uğratılması hali için (m.22/b-III) düzen-lenmiştir. Ancak yeni kanunda buna ilave olarak “gerekli özenin gösteril-meyerek” devletin zarara uğratılması gibi daha özel (ve performans esaslı) düzenlemeler yapılmıştır.

Performansa dayalı yönetim anlayışı çerçevesinde bütçeye ilişkin istatistiki verilerin daha düzenli ve her türlü ihtiyaca cevap verecek bir şekilde derlenmesi gerekmektedir. Mali istatistikler konusuna ilişkin olarak, devlet muhasebe siteminin buna uygun olarak düzenlenmesi hükme bağlanmıştır (m.49). Devlet muhasebe siteminde amaç etkinliktir. Uluslararası standartlara uygunluk esastır. Malî istatistikler, uluslararası standartlara uygun olarak bütünlük, güvenilirlik, kullanışlılık, yöntemsel geçerlilik ve ulaşılabilirlik ilkeleri çerçevesinde hazır-lanır (m.52). Mali istatistikler ilgili kurumlarca, belirlenen standartlara uygun olarak hazırlanıp Maliye Bakanlığı’na gönderilecektir. İlgili istatistikler Maliye Bakanlığı tarafından derlenecektir. İstatistiklerin kolayca ulaşılabilir olması esastır (m.53). Bu düzenleme mali şeffaflığı ve hesap verebilirliği gerçek-leştirmeye yöneliktir. Sayıştay Kanun Tasarısı Taslağı ile Maliye Bakanlığınca yayınlanan bu istatistiklerin Sayıştayca denetlenmesi öngörülmüştür. Bu denetim, doğruluk, güvenilirlik ve önceden tespit edilmiş standartlara uygunluk bakımından yapılacaktır (taslak m.39).

Bu bağlamda getirilen önemli bir düzenleme ise bütçede nakit esasından tahakkuk esasına geçilmesidir. 1050 sayılı Muhasebe- i Umumiye Kanununda, “… hesabı yönetim dönemi itibariyle görülür” (m.3) denilmek suretiyle bütçe hesaplarının yönetim dönemi (jestiyon) esasına göre gerçekleştirileceği belirtil-miştir. Yönetim dönemi hesabı yönteminde, her gelir tahsil edildiği yıl, her gider ise yapıldığı yıl bütçesine kaydedilmektedir. Tahakkuk esaslı muhasebede ise kamu gelir ve giderleri tahakkuk ettirildikleri mali yılın bütçesinde gösterilir. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda “Kamu gelir ve giderleri tahakkuk ettirildikleri malî yılın hesaplarında gösterilir. Bütçe gelirleri tahsil edildiği yıl, bütçe giderleri ise ödendiği yıl muhasebeleştirilir” (m.51) denilmek suretiyle tahakkuk esaslı muhasebe sistemi hükme bağlanmıştır. Böylelikle bütçelerde sapmaların önüne geçilmiş olunacaktır. “Bütçeler ile kesin hesaplar arasındaki farklar” bir ölçüde de olsa azaltılmış olacak ve her yıl ne kadar mali işlem yapıldığı, bu anlamda, net olarak ortaya konacaktır. Tahakkuk esaslı muhasebe sistemi sayesinde, kurumlara ilişkin olarak derlenecek olan istatistiki veriler daha anlamlı hale gelecektir. Zira, tahakkuk esasında, mali yıl verilerine ilişkin kaymalar en alt düzeye inecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.