İç Kontrol ve Ön Mali Kontrol Sistemindeki Sorunlar

ihale-4

YENİ MALİ YÖNETİM VE KONTROL SİSTEMİNDE İÇ KONTROL VE
BİR UNSURU OLARAK ÖN MALİ KONTROLÜN TAŞRADAKİ
SORUNLARI
GİRİŞ :
Kamu sistemimiz 1927 yılında çıkarılan 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunuyla düzenlenmiş, söz konusu kanun az sayıda değişiklikle, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu yürürlüğe girene kadar, kamu mali yönetimini düzenleyen temel kanun olma niteliğini sürdürmüştür.
1050 sayılı kanunun günümüz koşullarında ihtiyaca cevap vermediği kabul edilerek; kalkınma planları ve programda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili,ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verilebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlenmek amacı ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu 01.01.2006 tarihinde yürürlüğe konulmuştur.
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda, kamu kaynağının kullanılmasının genel esasları belirlenmiş olup her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların; kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olacağı ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda oldukları belirtilmiş bulunmaktadır.
Kamuya ait gelirlerin toplanması, faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli harcamaların yapılması, kamuya ait varlık ve borçlar ile diğer kamu yükümlülüklerinin yönetilmesi anlamına gelen “Kamu Mali Yönetimi” bir ülke için vazgeçilmez unsurlardan birisi olarak günümüzde karşımıza çıkmaktadır.(1)
Bu yazımızda Strateji Geliştirme Birimlerinde örgütlenen mali hizmetler biriminin illerde de kurulmasının gerekliliği irdelenecektir.
KONU İLE İLGİLİ MEVZUAT
İÇ KONTROL :
İç kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalarına ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, mali bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak üzere idare tarafından oluşturulan; organizasyon, yöntem, süreçle iç denetimi kapsayan mali ve diğer kontroller bütünüdür…(5018/55)
Kanunun amacı ve ruhu kamu kaynaklarının etkin verimli hukuka uygun olarak kullanılması, hesap verilebilirliğin sağlanması ve mali saydamlık olunca kontrol özellikle ve iç kotrolün bir unsuru olarak ön önem arz etmektedir.İç kontrolden amaçlanan kaynakların etkin şekilde idarenin amaçlarına uygun olarak kulanımını ve mevzuata uygunluğunu sağlamak, idarenin faaliyetleri hakkında düzenli ve güvenilir bilgi sahibi olmak ve idarenin varlıklarını koruyarak yolsuzluk ve usulsüzlüğü önlemek olarak karşımıza çıkmaktadır.
İÇ KONTROLÜN BİR UNSURU OLARAK ÖN MALİ KONTROL :
Ön Mali Kontrol, harcama birimlerinde işlemlerin gerçekleştirilmesi aşamasında yapılan kontroller ile mali hizmetler birimi tarafından yapılan kontrolleri kapsar.
Ön mali kontrol sürecini idarelerin gelir, gider, varlık ve yükümlülüklerine ilişkin mali karar ve işlemlerin; idarenin bütçesi, tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama programı, finansman programı, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluğu ve kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması yönlerinden yapılan kontroller bütünü olarak ifade edebiliriz. Kamu idarelerinde ön mali kontrol görevi, yönetim sorumluluğu çerçevesinde yürütülür.
Harcama birimlerinde işlemlerin gerçekleştirilmesi aşamasında yapılacak asgari kontroller, mali hizmetler birimi tarafından ön mali kontrole tabi tutulacaktır…(5018/58)
İÇ KONTROL ve ÖN MALİ KONTROLE İLİŞKİN USUL VE ESASLARDA;
İç kontrolün amacı; Kamu gelir gider varlık ve yükümlülüklerinin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yönetilmesi, her türlü mali karar ve işlemlerde usulsüzlük ve yolsuzluğun önlenmesi,.varlıkların kötüye kullanılması ve israfını önlemek ve kayıplara karşı korunması olarak izah edilmiş,
İç kontrolün temel ilkeleri de; iç kontrol faaliyetlerinin idarenin yönetim sorumluluğu çerçevesinde yürütüleceği, iç kontrolün mali ve mali olmayan tüm işlemleri kapsadığı, mevzuata uygunluk, saydamlık, hesap verebilirlik ve ekonomiklik, etkinlik, etkililik gibi mali yönetim ilkelerinin esas alınacağı şeklinde tanımlanmıştır.
Ön Mali Kontrolü ise; harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile mali hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşacağı ve idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından yerine getirileceği şeklinde ifade edilmiştir.
DEĞERLENDİRME;
Gerek 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ve gerekse İç kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslarda; ön mali kontrolün harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından yerine getirileceği ifade edilmişken taşrada böyle bir yapılanmaya gidilmeyip mali hizmetler biriminin sadece merkezlerde oluşturulmuş olması, mali kontrol yetkilisinin de yapılan değişiklikle yasa metninden çıkarılmış bulunması ve bu görevin sadece harcama birimlerine bırakılmış olması illerde ön mali kontrolün bir ayağını eksik bırakmıştır.
Mali karar ve işlemlerin gerçekleştirilmesi ve uygulanması, bu konuda eğitim almış personelin istihdamı ile olumlu sonuç verecektir. Merkezde yer alan birimlerinde gerçekte bir harcama birimi oldukları ve mali karar ve işlemlerini geçekleştirirken Strateji Geliştirme Başkanlıkları bünyesinde yer alan mali hizmetler birimi tarafından mali mevzuat ve uygulama açısından desteklendikleri halde taşrada, harcama yetkililerinin mali karar ve işlemlerin başlatılmasından bitimine kadar mali kontrol sürecinde kendilerine kanunla yüklenen sorumluluklar ile kıyaslandığında çok yalnız bırakıldıkları ortaya çıkmaktadır.Oysa taşrada harcama birimleri bu yönüyle hazırlıksız ve bir çoğu yetersiz olup,harcama öncesi kontrolü bir tarafa bıraksak bile muhasebe birimlerinin desteği olmadan sarf evraklarının tanziminde dahi eksiklik gösterdikleri bilinen bir vakıadır.
Muhasebe Yetkililerinin de ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
– Yetkililerin imzasını,
– Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olması,
– Maddi hata bulunup bulunmadığı,
– Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol edecek olması,” MEVZUATA UYGUNLUK” denetiminin harcama yetkililerine bırakıldığı sonucunu doğurmaktadır. Harcama Yetkililerinin tamamı dikkate alındığında böyle bir denetimi yapmaya ne zaman ne de yeterli donanıma sahip oldukları iddia edilebilir. Buda taşrada her türlü kontrolün gerçekleştirme görevlilerince yapıldığı sonucunu ortaya koyar ki hem harcamayı gerçekleştirenler kendi kendilerini kontrol ediyor olur hemde yetersiz ve etkin olmayan bir denetim modelini yaratır. Bu durum özellikle kamu kaynaklarının etkin,verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması aşamasında bir sorun oluşturmaktadır. Bu sorunun sorumlular açısından iç ve dış denetim esnasında telafisi güç durumları ortaya çıkarmasının önlenmesi ve kamu kaynaklarının daha dikkatli kullanılabilmesi amacıyla yapılacak bir düzenlemeyle giderilmesi gerekmektedir. Kanunun uygulanmasının yeni olması, henüz iç ve dış denetimin yapılmamış olması, uygulama hatalarının tespitine imkan tanımamaktadır.
SONUÇ VE ÖNERİLER :
Yukarıda ifade etmeye çalıştığımız gibi, fiili durum ile yasal düzenleme arasındaki farklılığın en kısa sürede giderilmesi gerekmektedir.Taşrada bulunan harcama birimlerinin mali mevzuat yönünden yetersiz oldukları bu nitelikteki elemanlarının ya hiç bulunmadığı yada çok az olduğu uygulamalarından anlaşılmaktadır.
Taşrada bu yönde daha sağlıklı bir yapı oluşturulması amacıyla 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunun ruhuna uygun olarak harcama öncesi mali kararların alınması ve ön mali kontrolün süreç olarak idarenin yönetim sorumluluğu çerçevesinde tamamen harcama birimlerinin denetim ve kontrolünde sağlanabilmesi amacıyla illerde zaten birçok birimde kurulmuş fakat farklı bir şekilde hizmet veren İdari ve Mali İşler Şube müdürlüklerinin mali hizmetler uzmanları ile desteklenerek merkezde kurulu Mali Hizmetler Birimlerinin bir prototipi olarak faaliyete geçirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Bu birimlerle ilgili olarak;
-Merkez birimlerince gönderilen ödeneklerin zamanında, yerinde ve bütçe tertibine uygun olarak kullanılması, yılı içinde kullanılamayacağı anlaşılanların derhal tenkislerinin sağlanması,
-Harcama öncesi kontrol görevinin mevzuata uygunluk ve diğer yönlerden yerine getirilmesi,
-Harcama yetkilisinin yetkisi dahilindeki ön izin işlemleri ve parasal limitler dikkate alınarak illerde defterdarlık ve Bakanlık makamına sunulacak kredi talepnamelerinin düzenlenmesi ve takibi ile sonuçlandırılması,
-Taşınır Mal Yönetmeliği gereğince il ve ilçelerdeki taşınır işlemleri ve hesaplarının çıkarılması işlemlerinin sorumlulukları altında yapılması,
Gibi görev tanımlamalarınında yapılarak bu anlamda yalnız bırakıldıklarına inandığımız harcama yetkililerine mali mevzuat açısından hem destek olacak hemde kılavuzluk ve kurmaylık yapabileceklerdir.
(1) Hamdi GÜLŞEN “Güncel Mali Sorunlar”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.