Yeniden Değerleme, Enflasyon Oranı ve Ücret (Maaş) Artış Oranı İlişkisi

 

Yeninden değerleme; Takip eden yılda maktu olan vergi ve resimlerin ne kadar artacağı, cari yıl sonunda tespit edilen oran kadar artırılması anlamına gelir.

Örneğin;2019 yılında vergi, harç ve cezalardaki yeniden değerleme oranı yüzde 23,73 oldu. 2019 yılında pasaport, ehliyet harçları ve trafik cezaları, Motorlu Taşıtlar vergisi oranı yüzde 23.73 artacak.

Buna karşın, enflasyon ise; geçmiş bir senelik dönemde fiyat artışlarını gösterir….

Öte yandan, zaman zaman açıklanan enflasyon oranı ile, yeniden değerleme oranı uyumsuzluk göstermesi normalmidir?

Açıklanan enflasyon oranı ile yeniden değerleme oranı arasında belli bir korelasyon var mıdır?

Yeniden değerleme ile ücretlere yapılacak zam oranları arasında ilişki varmıdırı?

Tabiki hem enflasyon oranı, hem yeniden değerleme hem de ücretlere yapılacak zam arasında belli bir korelasyon vardır…

 

Enflasyonun Muhasebe Üzerindeki Etkileri

Muhasebe, işletmelerin gerçekleştirdiği mali nitelikteki işlemleri kayıt eden, sınıflandıran, özetleyen ve analiz ederek yorumlayan bir işletme fonksiyonudur. Kayıt, sınıflandırma ve özetleme muhasebe fonksiyonunun temel işlevleri iken, analiz ve yorum ikincil işlevleridir.

Genel kabul görmüş Muhasebe ilkelerinin geliştirilmesi ve uygulanması ile muhasebenin temel kavramları geliştirilmiştir. Özellikle bu kavramlar içerisinde tahakkuk, tek para birimi ile ifade etme, ihtiyatlılık, dönemsellik ve tarihi maliyet kavramları ön planda yer almaktadır. Bu kavramın amacı, işletmenin gerçek durumunu yansıtacak şekilde muhasebe fonksiyonunun kullanılmasını sağlamaktır.

Enflasyon ve muhasebe arasındaki ilişki incelendiğinde iki temel kavram ön plana çıkmaktadır. Bunlar “ para ölçüsü “ ve “ maliyet esası “ kavramlarıdır[iv]. Bu iki kavram enflasyon ortamında işletmelerin gerçek mali durumunun yansıtılmasını engelleyici unsurlar olmaktadır. Muhasebe uygulamalarında bu kavramlara bağlı kalınması gerektiği için enflasyon etkisinin mali tablolar üzerindeki etkisini gizlemiş olacak ve bu durum işletmenin gerçek mali durumunun yansıtılmasını engelleyecektir. Fiyatlar düzeyindeki değişikleri dikkate almayan muhasebe anlayışı, bu değişiklerin mali tablolara yansıtılmaması nedeniyle beklenenlere cevap vermekte yetersiz kalmaktadır.

 

Enflasyonun Mali Tablolar Üzerindeki Etkisi

Fiyat hareketlerinin mali tablolar üzerindeki etkisi aşağıdaki gibi maddeler halinde ifade edilir:

1) Raporlanan kâr rakamları, işletmenin faaliyet sonuçlarını gerçek anlamda yansıtamamaktadır. Raporlanan kârlar, elde edilen gerçek kârların çok üstünde olmakta ve gerçek olmayan kârların dağıtılmasına ve aşırı vergilendirmeye yol açmaktadır. Bu durum işletmeler için olumsuz olmasına rağmen stok kârlarının dönem kârının içerisinde yer alması ve amortisman paylarının da varlıkları yenilemek için yetersiz olması nedeniyle işletmelerin faaliyetleri sürdürmesini etkilememektedir.

2) Bilançolar, işletmenin ekonomik değerini yansıtmamaktadır. Duran varlıklar ve stoklar tarihi maliyet değerleri ile kaydedilmekte olup, bu rakamlar söz konusu varlıkları yenileme maliyetlerinin altında kalmaktadır.

3) Gelecek döneme ilişkin tahminler, tarihi maliyet esasına göre düzenlenen mali tablolar esas alınarak yapıldığından tahmini değer ve gerçekleşenler arasındaki farklar performansın olumsuz olarak yorumlanmasına yol açmaktadır.

4) Genel fiyat düzeyindeki değişiklerin parasal aktif ve parasal pasif kalemler üzerindeki etkisi tespit edilmemektedir.

5) Gelecekte ihtiyaç duyulacak sermaye miktarını tahmin etmek zorlaşmakta ve bu işletmenin borçlanmaya yönelmesine neden olmaktadır ki bu da işletmenin riskli bir işletme olmasına yol açmaktadır.

6) gerçek ekonomik performansın tespit edilmemesi optimal olmayan kaynak dağılımlarına ve hatalı vergi politikalarına neden olur ki bu da mali, sosyal ve politik anlamda sorunlara yol açacaktır.

Genel anlamda mali tablolar üzerinde enflasyonun neden olduğu etkile, işletmelerin iki temel mali tablosu olan Bilanço ve Gelir Tablosu üzerinde ayrıntılı olarak incelenmelidir[v].

 

Enflasyonun Bilançolara Etkileri

Enflasyonun bilanço üzerindeki etkileri aşağıdaki gibi bir tabloyla özetleyebiliriz:

Muhasebe, enflasyonun sebep olduğu para değeri sorununu giderebilecek şekilde ayarlanmadığında bilançolar işletmenin gerçek ekonomik ve finansal gücünü gösteremez. Bu sebeple dönemler boyunca işletmenin faaliyetleri hakkında yanlış izlenimler edinilir, analizler ve karşılaştırmalar anlamsızlaşır.

Genel fiyat düzeyindeki artışlar bütün bilanço kalemlerini yanı derecede etkilemez. İşletmenin varlıklarını enflasyondan etkilenip, etkilenmemesine göre; enflasyon kârına/zararına neden olan ve olmayan olarak iki kısma ayırabiliriz.

 

3.3.1.1.Varlıklar Üzerindeki Etkileri

Bir bilançoda aktifler (varlıklar) olarak nitelendirdiğimiz kalemler ne kadar fazla ise enflasyonun bu işletmeyi o derece kötü etkilendiği, yani enflasyonun işletmede sermaye kaybına sebep olduğu sonucuna varılır.

Bu durumda aktif için en uygun kompozisyon parasal kalemlerin az bir oran teşkil ettiği kompozisyondur. İşletme yöneticilerinin gayreti enflasyonist bir ortamda bu grubun oranını minimuma indirmek olmalıdır.

 

3.3.1.1.1.Parasal Varlıklar ( Enflasyon Zararına Neden Olan Varlıklar, Alım Gücünü Koruyamayan Varlıklar, Sabit Para Değerli Varlıklar, Nominal Değerli Varlıklar )

TL türünden kasa, banka, alacaklar, alacak senetleri gibi varlıklar enflasyon zararına neden olan kalemlerdir. Bu kalemler para değerindeki değişmeler karşısında nominal değerlerini aynen korurlar. Fakat gerçek değerleri yani satın alma güçleri para değerindeki değişmelere paralel olarak değişir. Nominal değer, paranın, senetlerin ve benzeri kıymetli kağıtların üzerinde yazılı olan değerlerdir. Genel fiyat düzeyi yükseldikçe, bu kalemlerin satın alma güçleri azalır. Enflasyon karşısında bu kalemlerin satın alma güçlerinde olumsuz etkiler görülür. Bu nedenle bu kalemlerin neden olduğu satın alma gücü kayıplarının göz önüne alınarak sonuç hesaplarına aktarılması ve gerçek kârın buna göre belirlenmesi zorunludur.

 

3.3.1.1.2. Parasal Olmayan Varlıklar ( Enflasyon Zararına Neden Olmayan Varlıklar, Alım Gücünü Koruyan Varlıklar, Değişen Para Değerli Varlıklar, Reel Değerli Varlıklar )

Binalar, makineler, stoklar gibi varlıklar, enflasyon zararına neden olmayan kalemlerdir. Bu kalemlerin değeri para değerindeki değişmelere paralel olarak değişir. Fakat satın alma güçlerini korurlar.

Bu varlıklar, para değerindeki ve özel fiyatlardaki değişmelere paralel olarak değerleri değişen ve genelde satın alma güçlerini koruyan varlıklardır. Örneğin; yabancı paralar, yurt dışı sipariş avansları, yurt dışı alacaklar, stoklar, duran varlıklar durdukları yerde çoğu kez enflasyon karşısında gerçekte değer artışına uğrarlar.

 

3.3.1.2. Kaynaklar Üzerindeki Etkileri

Enflasyonun pasif kalemler üzerindeki etkisi tamamen değişik niteliktedir. Bütün varlıklarını öz sermayesi ile finanse etmiş bir işletmenin pasifi ile enflasyon K/Z’ı arasında bir ilişki bulmak mümkün değildir. İşletmelerini parasal pasifleri de enflasyondan olumlu etkilenir. Bu sebeple pasif içinde en uygun kompozisyon bu nitelikteki kalemlerin maksimum oranda olduğu pasif kompozisyondur.

Aktif için söylenenler ile pasif için söylenenler bir araya getirildiğinde; bir işletmede enflasyondan etkilenmeyen aktif kalemler ile enflasyondan etkilenmeyen pasif kalemler aynı oranda ise ve özel fiyat değişmeleri ile genel fiyat düzeyi değişmeleri arasında fark yoksa enflasyonun bu işletmeyi etkilemediği kompozisyonu ortaya çıkar.

 

3.3.1.2.1.Parasal Kaynaklar: Enflasyon karşısında nominal değerleri sabit kalırken satın alma gücü açısından para değerindeki değişmelerle paralel hareket eden kaynakları bu gruba dahil etmek mümkündür. Bu kaynak kalemleri, ulusal para birimi cinsinden ödenmesi gereken borçları içermektedir.

Bu kalemler arasında; banka kredileri, çıkarılmış tahviller ve senetler, satıcılar, borç senetleri, çeşitli borçlar, ödenecek vergi ve fonlar, gider tahakkukları ve alınan depozite ve teminatlar gibi kalemler yer almaktadır.

 

3.3.1.2.Parasal Olmayan Kaynaklar: Bu kaynak kalemleri, enflasyondan etkilenerek; artış gösteren kaynak kalemleridir. Yabancı paralı banka kredileri, yabancı paralı senetli senetsiz borçlar, öz sermaye kalemleri enflasyon kârına neden olmayan kaynak kalemleridir. Ayrıca gelecek aylara ve yıllara ait gelirler kalemi de bu kalemler arasında yerini almaktadır.

Bu kalemlerden öz sermaye kalemlerinin enflasyondan etkileniş biçimleri, bunların aktifte kullanılış şekline bağlıdır. Eğer öz sermaye maddi duran varlık kalemi gibi parasal bir değere bağlandıysa fiyat yükselmeleri halinde ilgili varlık değer kazanacağından öz sermayede bundan olumlu etkilenecektir. Eğer parasal varlık kalemlerine bağlandıysa ise fiyatların artması halinde öz sermayede bir azalma oluşacaktır.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.