Vekalet Aylığı Nedir? (Anayasa Düzenlemesinden Sonraki Durum)

bayan-56

ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL KARARI SONRASINDA VEKÂLET ÜCRETİ
ÖZET
Personel rejiminde yer alan vekâlet müessesesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesi gereğince uygulanmaktadır. Kanun’da vekâlet ücreti ödemeleri, “kurum içinden”, “kurum dışından” ve “açıktan atama” şeklinde sıralanmış,  dolu ve boş kadro olması durumuna göre dizayn edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 5.7.2012 tarih ve 2012/104 sayılı Kararı’ndan sonra vekâlet ücreti özellikle kadronun dolu veya boş olması açısından farklılıklar arz etmektedir. Makalede, Karar öncesi uygulamanın nasıl olduğundan bahsedilecek ve Anayasa Mahkemesinin verdiği karar ile vekâlet ücretinde nasıl değişiklikler olabileceği konusunda açıklamalar yapılacaktır.

ANAHTAR KELİMELER
Vekalet Ücreti, Anayasa Mahkemesinin Vekalet Ücreti İptal Kararı

1.      GİRİŞ


Vekâlet, kamu görevinin sürekliliği ilkesi içerisinde, o görevi yürütmekte olan memurların çeşitli nedenlerle o görevi yerine getirememeleri hâlinde, bir başkasının o işi yerine getirmesidir.
[1] Vekalet görevini yerine getirecek memurun asil memurun taşıması gereken şartları taşıması ve görevini fiilen yerine getirmesi esastır. Eğer bu şartları taşıyan personel yoksa hizmetin sürekliliği gereği tedviren görevlendirme yapılabilir. Vekalet görevini yerine getiren memura takdir edilen vekalet ücreti, 657 Devlet Memurları Kanununa göre kurum içinden dolu ve boş kadrolara atanması durumunda farklı sonuçlar doğurmaktadır. Aynı görevi yerine getiren iki memurun kadronun durumuna göre farklı değerlendirilmesi eşitliğe aykırı olarak değerlendirilmiş ve İlgili Kanun maddesi itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülmüştür. Anayasa Mahkemesi ilgili kararı iptal ederek devrim niteliğinde bir karar vermiştir.

2. 
ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL KARARI ÖNCESİNDE UYGULANAN VEKÂLET ÜCRETİ MÜESSSESİ
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekâlet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları” başlıklı değişik 86’ncı maddesinde;
Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.
Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asıldır.
Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, köy ve kasaba imamlığına ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahallî idarelerde izin şartı aranmaz) ile açıktan vekil atanabilir.
Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı ödenir.
Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekâlet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler.
Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebilir.
Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir.” hükümleri yer almaktadır.
Kanun’un “Vekâlet görevinin fiilen yapılması şartı” başlıklı 174’üncü maddesinde, “Vekâlet aylıklarının ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması şarttır.” denilmektedir.
Söz konusu Kanun’un “Vekâlet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175’inci maddesinde ise;
“Bir göreve vekâleten atanan memurlara vekâlet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146’ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekâlet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.
Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.
Açıktan vekil olarak atananlar bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan da yararlanırlar ve bunlara ödenecek vekâlet aylığının hesabına memuriyet taban aylığı da dâhil edilir.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinin daha net bir şekilde anlaşılabilmesi için Tablo 2.1’de özet olarak değerlendirme yapılmıştır.
 
Tablo 2.1. Anayasa Mahkemesinin Vekalet Ücretine Dair Verdiği Karar sonrası Vekalet Ücreti Tablosu

Kurum İçinden Vekâlet

Kurum Dışından Vekâlet

Açıktan Vekâlet

Dolu Kadro

Vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için vekâlet edilenin kadro derecesinin 1. kademe aylığının (Aylık + Ek Gösterge) 1/3’ü vekâlet aylığı ödenir.[2] Vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren vekâlet edilenin kadro derecesinin 1. kademe aylığının (Aylık + Ek Gösterge) 1/3’ü aylığı ödenir.Vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren vekâlet edilen kadro derecesinin 1. kademe aylığının (Aylık + Ek Gösterge ile Taban Aylığı) 2/3’ü ödenir.
Zam ve tazminat farkı ödenmez (aylıksız izin hariç).Zam ve tazminat farkı ödenmez (aylıksız izin hariç).Zam ve tazminatların tamamı ödenir. Memurlara tanınan sosyal haklardan yararlandırılır.

Boş Kadro

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre “Dolu kadro için Kurum içinden Aylıksız vekalet asıldır.”

Ancak Anayasa Mahkemesinin Kararı sonrasındaki yeni durumda “Vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için vekâlet edilenin kadro derecesinin 1. kademe aylığının (Aylık + Ek Gösterge) 1/3’ü vekâlet aylığı ödenir.” şeklinde değiştirilmelidir.[3]

Aylıksız vekalet asıldır.[4]Vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren vekâlet edilen kadro derecesinin 1. kademe aylığı (Aylık + Ek Gösterge) ile taban aylığın 2/3’ü ödenir.
Vekâlet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması hâlinde aradaki fark, 657 sayılı Kanun’un 175’inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekâlet görevi fiilen yapıldığı sürece ödenir.Vekâlet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması hâlinde aradaki fark, 657 sayılı Kanun’un 175’inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekâlet görevi fiilen yapıldığı sürece ödenir.Zam ve tazminatların tamamı ödenir. Memurlara tanınan sosyal haklardan yararlandırılır.
Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’ın[5]Vekâlet” başlıklı 9’uncu maddesinde; (1) 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesi uyarınca;
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet ettirilenlere;
aa) Vekâletin, 657 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
bb) Vekâletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dâhil) bir arada taşımaları,
kaydıyla; vekâlet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekâlet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,
bb) Mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, vekâlet, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmetiçi eğitim, kurs veya seminer nedeniyle görevlerinden ayrılanlara vekâlet edenlere,
cc) Vekâletleri esnasında yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, vekâlet görevine ilişkin olmayan geçici görev, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmetiçi eğitim, kurs, seminer ve benzeri nedenlerle vekâlet görevine ara verenlere (ara verdikleri günler için),
çç) Diğer personel kanunlarına tabi olanlardan bu Kararname uyarınca zam ve tazminat ödenmesi öngörülen kadro veya görevlere vekâlet edenlere,
dd) Kurumların 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerinde kadrosu bulunmayan okul müdürlüğü, okul müdür başyardımcılığı ve okul müdür yardımcılığı görevlerini yürütenlere,
ee) Bu Kararname uyarınca zam ve tazminat ödenmesi öngörülen kadro veya görevlere vekâlet eden her statüdeki sözleşmeli personele (6/2/1997 tarihli ve 97/9021 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki kadro karşılığı sözleşmeli personel hariç),
vekâlet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.
b) Bir göreve açıktan vekâlet edenlere, bu göreve ait zam ve tazminatlar, 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın vekâlet aylığıyla birlikte ödenir.” hükmü yer almaktadır.
99 sayılı Devlet Memurları Genel Tebliği’nde[6];
“1. Bir görevin vekâleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekâleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Bu sebeple;
a) 1-4 üncü dereceli kadrolara vekâlet edeceklerin 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen şartları haiz olmaları,
b) 5-15 inci dereceli kadrolara vekâlet ettirileceklerin öğrenim durumları itibariyle tespit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak kaydıyla vekâlet ettirilecekleri kadronun derecesinin, kazanılmış hak aylık derecesinin üç üst derecesinden fazla olmaması,
gerekmektedir.
2. Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.
3. 657 sayılı Kanunun vekâlet ücreti ödenmesine ilişkin 175 inci maddesine göre, tedvir dolayısıyla herhangi bir ödeme yapılması mümkün bulunmamaktadır…” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde vekâlet eden şahsa, vekâlet aylığı ile asli kadro ve görevi karşılığı fiilen aldığı zam ve tazminat toplam net tutarları ile vekâlet ettiği kadro ve görev için öngörülen zam ve tazminatın toplam net tutarları arasındaki farkın ödenmesi için vekilin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm koşulları (sınav şartı hariç) bir arada taşıması şarttır. 

3. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI SONRASI VEKÂLET ÜCRETİNİN DURUMU

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi, Anayasa Mahkemesine itirazen başvurarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “… birinci fıkrada sayılan…” ibaresi ile altıncı fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı savıyla iptalini istemiştir.
İtirazen yapılan başvuruda; “657 sayılı DMK’nın 86’ncı maddesine göre; Memurların kanunî izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması ve görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için vekâlet aylığı ödenmesine karşın, herhangi bir sebeple (Atama, emeklilik, istifa vb.) boşalan kadrolara atanan vekil memurlara herhangi bir vekâlet aylığı ödenmemekte, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak gördürülmektedir. 

Bu durumda aynı görevi vekâleten yürüten memurlardan, Kanun’un 86’ncı maddesinde belirtilen sebeplerle boşalan kadro görevini vekâleten yürütenler vekâlet aylığı alırken, herhangi bir sebeple kadronun boşalması sebebiyle bu kadro görevini yürütenler vekâlet aylığı alamamaktadır. Boşalan bu kadroların bazen 1-2 yıl gibi uzun süre doldurulamaması nedeniyle, bu görevi vekâleten yürüten devlet memurları bu göreve ait her türlü sorumluluğu üstlenmelerine rağmen, bu kadroya ait haklardan yararlanamamaktadırlar. Bu durum Anayasanın 2’nci maddesinde düzenlenen ‘Hukuk devleti’ ilkesine, 10’uncu maddesinde düzenlenen ‘Kanun önünde eşitlik’ ilkesine, 18’inci maddesinde düzenlenen ‘Angarya yasağı’ ilkesine ve 55’inci maddesinde düzenlenen ‘Ücrette adalet’ ilkesine aykırılık içermektedir.”
denilmiştir.
Aynı kurumdan vekil olarak atanan memurlardan vekâlet aylığı hakkı tanınanlar, 657 sayılı Kanun’un 86’ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle meydana gelen ayrılmalar dolayısıyla vekâleten atananlarla, yani dolu kadroya vekâlet edenlerle sınırlandırılmış; emeklilik, istifa, ölüm veya naklen atama gibi bir nedenle sürekli biçimde boşalan kadrolara vekâleten atananlara vekâlet aylığı ödenmesinin yolu kapatılmıştır. Dolayısıyla kurum içinden dolu kadroya vekâleten atanan memur aylığa hak kazanırken kurum içinden boş kadroya vekâleten atanan memur vekâlet aylığı hakkından mahrum kalmaktadır.
Anayasa’nın 10’uncu maddesinde öngörülen eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlâl edilmiş olmaz.

Kanun koyucunun, istisnai bir nitelik taşıyan vekâleten atama yoluna gereksiz olarak başvurulmasını engellemek ve idareyi boşalan kadrolara asaleten atama yapmaya zorlamak amacıyla boş kadro ile dolu kadro arasında ayrım yaptığı anlaşılmaktadır. Ancak boş ya da dolu kadroya vekâlet eden memurların yaptıkları işin niteliği aynı olduğu hâlde bunlar arasında vekâlet aylığı yönünden kadronun boş veya dolu olmasına göre ayrım yapılması eşitlik ilkesine aykırıdır.

4.      SONUÇ

Anayasa Mahkemesinin 05.07.2012 tarih ve 2012/104 sayılı Kararı, açık bir şekilde aynı kurumdan atanan kişilere kadronun boş veya dolu olmasına bağlı olmaksızın vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğini savunduğundan 657 Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddesini iptal etmiştir. Boş kadroya vekâlet eden kişilerin Anayasa Mahkemesinin bu kararına istinaden dilekçe yazarak idarelerden vekâlet ücretini talep etmeleri yerinde olacaktır.

Kanun uyarınca zam ve tazminatlar kadronun dolu ve boş olması üzerinden şekillendirilmiş ve kurum içinden boş kadroya vekâlet edenlere zam ve tazminat ödenebileceği hükme bağlanarak boş kadroda vekâlet ücreti alamayanların mağduriyetleri giderilmeye çalışılmıştı. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası kurum içinden boş kadroya vekâlet edenlere hem zam ve tazminatlar hem de vekâlet ücreti ödenmesi gündeme gelmiş, bu durumda eşitlik ilkesi tekrardan bozulmuştur. 657 Devlet Memurları Kanunu’nda zam ve tazminatlar ile vekâlet müesseseleri için gerekli düzenlemenin yapılması elzem hâle gelmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.