Kamu Maliyesine İlişkin Temel Düzenlemeler-1

mevzuat-4

Kamu Maliyesine İlişkin Temel Düzenlemeler

Kanunda kamu mali yönetimi, kamu kaynaklarının tanımlanmış stan-dartlara uygun olarak etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlayacak yasal ve yönetsel sistem ve süreçleri olarak tanımlanmıştır (m.3/l). Burada, ifade edilen etkinlik, verimlilik ve ekonomiklik terimleri performans yöne-timinin alt açılımlarıdır. Dolayısıyla mali yönetimin performansa dayalı olacağı yasal hüküm altına alınmıştır. Zaten, Kamu Yönetimi Temel Kanun Tasarısında genel olarak performansa dayalı bir kamu yönetimi öngörülmektedir. Tasarının 30. maddesinde bakanlıklara performans ve kalite ölçütleri geliştirme görevi verilmiştir. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda ise bu durum açıkça ortaya konmuştur.

Kanunda kamu maliyesinin temel ilkeleri sayılmıştır. Bunlardan önemli olanları şöyle sıralayabiliriz. Kamu maliyesi kamu görevlilerinin hesap vere-bilmelerini sağlayacak şekilde uygulanır. Maliye politikası makroekonomik ve sosyal hedefler ile uyumlu bir şekilde oluşturulur ve yürütülür. Kamu mali yönetimi ekonomik, mali ve sosyal etkinliği birlikte sağlayacak şekilde yürü-tülür. Kamu maliyesinde etkin gelir elde edilmesi ve harcama yapılması için gerekli analiz yöntemleri (fayda- maliyet, fayda- etkinlik, vs) kullanılır (m.5). Bu ilkeler genel olarak değerlendirildiğinde performansa yönelik oldukları görülmektedir. Dolayısıyla daha sorumlu bir mali yönetim öngörülmüştür. Burada dikkat çeken bir husus ekonomik etkinliğin yanısıra “sosyal etkinliğin” de vurgulandığıdır. Ancak, burada sosyal etkinlik vurgusunda dikkat edilmesi gereken durum devletin “sosyal devlet” olarak değil “düzenleyici devlet” olarak sosyal refahı etkinleştireceğidir. Zira, kamu yönetimini yeniden yapılandırma çalışmaları genel olarak değerlendirildiğinde böyle bir sonuç ortaya çıkmak-tadır. Bu ilkelere ilave olarak kamu mali yönetiminin TBMM’nin bütçe hakkına uygun şekilde işletileceği ayrıca belirtilmiştir. Bu durum mali gücün yine merkezi yönetimde olduğunu göstermektedir.

1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununda ise bu ilkeler “bütçe ödeneklerinin verimli ve tutumlu olarak kullanılması” amacıyla sayılmış (m.22) ve bunlara ilişkin olarak belli yaptırımlar öngörülmüştür. Muhasebe- i Umumiye Kanununda da verimlilik ve tutumluluk esasları belirtilmiştir. Ancak, uygulamadan anlaşıldığı üzere, belirtilen bu hususlar modern anlamda performansa dayalı yönetim için yeterli değildir. Muhasebe-i Umumiye Kanununda tutumluluk ve verimlilik ilkeleri hüküm altına alınmıştır (m. 22/b-II), ancak, performansa dayalı yönetimin üçüncü ayağı olan etkinlik hususuna ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.