Doğum Borçlanmasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

 

Borçlanma askerlik, yurt dışı çalışma süreleri, kadınlara özgü olarak yurt dışında ikamet etme süreleri gibi 2008 yılında sosyal güvenlik yaşamımıza giren doğum borçlanması sürelerini ifade eden bir hak.

Böylesi süreler çalışma ve sigortalılık hayatında inkıtalara yol açtığından Yasa koyucu tabiri caizse bu süreleri satın alarak hizmete saydırmanın yolunu açmış bulunuyor.

Doğum borçlanmasının sigortalılık başlangıcından önceki süreler için tanınmamasından dolayı daha çok bu yönü konuşuluyor. Biz bugün doğum borçlanmasının daha az konuşulan ancak bir o kadar da önemli bir başka yönünü değerlendireceğiz.

Aylık bağlama sistemimiz ise SSK’da ayrı, Bağ-Kur’da ayrı, Emekli Sandığı’nda ayrı bir külfet-nimet dengesi içeriyor. Tamamen apayrı birer hesaplama metotları uygulanıyor.

Farklılık Nereden?

Sadece sigortalılıklar bazında değil, kendi içlerinde de ayrı sistemlerden oluşuyor.  Örneğin 1988 yılını ödemekle, 1997 yılını ödemek veyahut 1999 yılını ödemek aynı anlama gelmiyor. Keza 2002 yılını ödemek ile 2007 yılını ödemek aynı olmadığı gibi 2009 yılını ödemek de aynı anlama gelmiyor. Ödenen para aynı bile olsa karşılığında alınan aylık değerleri aynı olmuyor.

Bu ayrımlar tamamen SSK aylık bağlama sisteminden kaynaklanıyor. 2000 yılı öncesinde gösterge-katsayı sisteminin uygulanması ve son 10 yıl veyahut son 5 yıla bakarak karar verilmesi, 2000 yılından itibaren prime esas kazançların “2008 Ekim ayına kadar enflasyon + büyüme hızının yüzde yüzüne” dayanan güncelleme katsayısıyla güncellenmesi, 2008 Ekim ayından itibaren ise “Enflasyon + büyüme hızının yüzde otuzuna” dayanan güncelleme katsayısıyla güncelleme işlemi uygulanması gibi birbirinden ayrı üç sistemin uygulanması kendine özgü bir farklılık oluşturuyor.

SPEK Tavan – Taban Makası Açıldı

Bunun yanında sigorta primine esas kazanç (SPEK) matrahları taban ve tavanları arasındaki fark 2000 yılı öncesinde az iken önce 3,5 katına sonra 4 katına sonra 5 katına ve en nihayet 2004 yılından itibaren 6,5 katına çıkarılmış olması.

ABO Düşürüldü

Üçüncü farklılık ise örneğin 5400 gün için 2000 öncesinde (düşük göstergeliler için bile yüzde 61 aylık bağlama oranı uygulanırken, 2000-2008 arası için yüzde 45, 2008 sonrası için ise yüzde 30 aylık bağlama oranı uygulanıyor olması.

Güne İhtiyaç Varsa Yapılmalı

Yani emekliliğe ulaşmak bakımından eksik olan unsur  gün sayısı ise borçlanmak elbette kesin gerekli. Fakat günümüzde emekli aylığına ulaşmak bakımından en çok engel olan şart yaş şartı oluyor. Doğum borçlanması istisnalar haricinde yaşı etkileyen bir unsur olmaıdğı içiin de borçlanma yapmak için isabetli bir karar vermek gerekiyor. Bu nedenle de doğum borçlanmasının aylık bağlama sisteminin elverdiği ölçüde yarar sağlayacağının göz ardı edilmemesi, üzerinde uzman hesabıyla iyi durulması, hesabının iyi yapılması gerekiyor.

Doğum Borçlanması Ne Getirir?

Yukarıda bahsettiğim aylık bağlama sisteminden kaynaklanan özelliklerden dolayıdır ki örneğin tavandan prim matrahıyla 1990 yılından 2009 yılına kadar gerekli gün sayısına ulaşan Gamze Hanımın 2003 yılında yaptığı doğum nedeniyle 2005 yılına kadar boşta geçen süresini “doğum borçlanması hakkımı kullanayım” diye ödemeye çalışması iki yönden anlamsız olur. En düşük primden ödese cebinden 12.648,96 TL çıkarken aylığını düşürecektir. En yüksek primden ödese cebinden 82.218,24 TL çıkacak ve bunun karşılığında maaşında 375 TL artış olacaktır. Bu artış 19 yılda ancak amorti edilebilecek bir artış olacağından borçlanma gene rasyonel bir hareket olmayacaktır.

Buna karşın aynı tarihlerde yine tavandan ödenmiş 6.480 günü olan ancak doğumunu 1997 yılında yaptığı için 1998 ve 1999 yılında boşlukları olan Leman Hanım’ın doğumuna ilişkin borçlanmanın aylık farkı 12.648,96 TL tutarda ödeme için 136 TL olacak, biraz daha fazlaörneğin 20.000 TL ödeme yapsa artış 275 TL olacaktır. Leman Hanım için gün ihtiyacı olmasa da her iki rakamdan borçlanma yapması da menfaatine olacaktır.

Gamze ve Leman Hanımlar için borçlanma olayı düşünüldüğünde aynı nitelikte ve aynı gün sayısına karşılık aynı tutarda para ödeyen Gamze Hanım zarar ederken Leman Hanım kâr ediyor. Bunda SSK aylık bağlama sistemindeki uygulamalara göre borçlanılacak dönemin aldığı poziyon etkili oluyor.

Buradan sigortalılara ezbere doğum borçlanması yapın veya yapmayın demenin yanlış olduğunu, bunu söylemek için SSK aylık bağlama sistemini iyi bilmenin gerektiğini öğreniyoruz. Elbette aylık bağlama hesabını bilemeyebilirsiniz, ancak paranızı sokağa atmamanız için bilen bir uzmandan destek almalısınız.

Memurlarda Durum

Üçüncü okurum Sevil Hanım ise memur ve 18 yıl hizmeti var. Sevil Hanım 1995-2016 yılları arasında iki doğum yapmış ve bu doğumlar için toplam üç yıllık aylıksız izin almış. 1998 yılında yaptığı doğum için bir yıl, 2011 yılında yaptığı doğum için iki yıl aylıksız izin alan Sevil Hanım memuriyetten istifa ederek ayrılmayı düşünüyor.

Ne ilk doğumu ne de ikinci doğumu borçlanmasının emekli aylığında önemli etkisi olmayacak olan Sevil Hanım’ın 1998 yılında aldığı aylıksız izni borçlanması emeklilik yaşını 1 yaş aşağıya çekecek. 2011 yılında aldığı aylıksız izni borçlanması ise emeklilik tarihini de etkilemeyecek.

Sevil Hanım bu doğumlarından iki yılı borçlanırsa hizmet yılını tamamlamış olacak, ama borçlanılmış bu sürelere ilişkin ikramiye ödenmeyecek, sadece hizmet süresi artacağı için aylık bağlama oranı iki puan yükselmiş olacaktır. Şayet derecesi ve ek göstergesi düşük ise taban aylıktan aylık alacak ve bu durumda aylık bağlama oranının artması da bir anlam ifade etmeyecektir.

Derece Arttıkça Borçlanma Tutarı Artıyor

2/1 Derece/Kademede ve GİH sınıfında bulunan üniversite mezunu Sevil Hanım aylıksız izin borçlanması için aylık olarak 767,16 TL tutacağından üç yılı borçlanırsa 27.617,76 TL ödemesi gerekecektir.

Sevil Hanım’ın 1998 yılındaki doğumunu borçlanması emeklilik yaşı bakımından yerinde olacak ise de 2011 yılındaki doğumunu borçlanma yerine 1 yıl isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olması daha ekonomik olacaktır.

Sevil Hanım 1998 yılındaki doğumunu istifa etmeden borçlanırsa aylıksız izin borçlanması kapsamında 9.205,92 TL karşılığında ödeyebilecek, yok eğer istifa ettikten sonra isteğe bağlı sigortalı iken borçlanmak isterse de doğum borçlanması kapsamında 6.324,48 TL karşılığında borçlanabilecektir.

Sevil Hanım mimar, tabip, mühendis gibi bir unvanda ve aynı derecede olsa idi aylıksız izin borçlanması kapsamında 1 yıl için ödemesi 10.836,60 TL olarak gerçekleşecekti. Eğer 1/1 derecede olsaydı 1 yıl için ödeme tutarı 13.317,24 TL olacaktı.

Kendi içinde bile bu kadar alternatifli olabilecek borçlanma işlemi üzerinde iyi düşünülmeye değer bir konudur, “Hah, ne güzel doğum borçlanması hakkı çıkmış, bu hakkımı kullanayım” diye ezbere atlanılmaması gereken, zor kazanılan paranın sokağa atılmış olacağı sonucunu doğurabilecek özelliği asla göz ardı edilmemelidir.

Kaynak : alitezel.com / Şevket Tezel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.