Yayınlandı: Sal, Eki 16th, 2018

Özel Yenek Sınav Ücretleri Neden Yüksek? Özel Yetenek Sınav Ücretleri Yasal mı?

personel-19

ÖZEL YETENEK SINAVLARININ UYGULANMASINA YÖNELİK OLARAK SAYIŞTAY 3’ÜNCÜ DAİRESİNCE ALINAN KARAR ÜZERİNE BİR DEĞERELENDİRME

 

ÖZET

 

Özel yetenek sınavlarına başvuran adaylardan ön kayıt ücreti ve sınav ücreti adı altında tahsil edilen tutarların; Sayıştay 3’üncü Dairesince alınan kararda belirtildiği şekilde uygulama yapılması hususunda Sayıştay Başkanlığınca dikkat çekilmektedir.

Bu yazımızda özel yetenek sınavlarında alınan ücretlerin hangi bütçeye yatırılacağı, bu yatan ücretlerin alınmasının yasal dayanaklarını ve Sayıştay 3’üncü Dairesince alınan kararın uygulamada yaratığı etkiler değerlendirilmeye çalışılacaktır.

GİRİŞ

 

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 45’inci Maddesinin (a) bendinde öğrenci seçme ve yerleştirme sistemi ile yükseköğretime giriş esasları belirlenmiştir. Yine aynı maddenin (b) bendinde “Yükseköğretim Kurulunca düzenlenen esaslara göre belli sanat dallarında üstün kabiliyetli olduğu tespit edilen öğrenciler, ilgili daldan eğitim yapmak kaydıyla yine bu esaslar içersinde belirlenecek özel yöntemlerle Yükseköğretim Kurumlarına alınabilirler” denilmektedir.

Üniversitelerin beden eğitimi, müzik, resim-iş, konservatuar ve güzel sanatlar gibi kabiliyet gerektiren bölümlerine Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) yaptığı Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) haricinde, üniversitelerin ilgili bölümleri tarafından yapılan “Özel Yetenek Sınavları” ile öğrenci alınmaktadır. Üniversiteler tarafından yapılan bu sınavlara (özel yetenek sınavları) başvuran adaylardan “sınav giriş ücreti” olarak çeşitli tutarlarda tahsilât yapılmaktadır.

Bu hükme dayanılarak yapılan özel sınavlarından elde edilen gelirlerin yasal mevzuat çerçevesinde nasıl olması gerektiği, Sayıştay 3’üncü Dairesince alınan kararında doğrultusunda değerlendirmesi yapılacaktır.

ÖZEL YETENEK SINAVLARINDAN ÜCRET ALINMASI

 

Bilindiği gibi Üniversitelerin beden eğitimi, müzik, resim-iş, konservatuar ve güzel sanatlar gibi kabiliyet gerektiren bölümlerine Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) yaptığı Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) haricinde, üniversitelerin ilgili bölümleri tarafından yapılan “Özel Yetenek Sınavları” ile öğrenci alınmaktadır. Üniversiteler tarafından yapılan bu sınavlara (özel yetenek sınavları) başvuran adaylardan “sınav giriş ücreti” olarak çeşitli tutarlarda tahsilât yapılmaktadır. Ancak toplanan bu paraların üniversitenin geliri olarak değerlendirilip üniversitede bütçesine mi kaydedileceği, yoksa yapılan sınavın üniversite döner sermayesinin faaliyet alanına gireceğinden hareketle döner sermaye bütçesine mi kaydedileceği konusunda üniversiteler arasında farklı uygulamalar yapılmaktadır.

 

Öncelikle, özel yetenek sınavına başvuran öğrencilerden ön kayıt sınav ücreti alınmasının nedenlerini bu sınavı yapan yükseköğretim kurumları bazında irdelememiz gerekmektedir.

Bilindiği gibi, özel yetenek sınavıyla öğrenci alan kurumlardan olan güzel sanatlar fakültesi, alanında lisans düzeyinde eğitim veren bir öğretim kurumudur. Fakültede; resim, heykel, grafik, seramik, tekstil ve moda tarsımı, geleneksel Türk sanatları (eski çini onarımı/halı/kilim/tezhip), sahne sanatları, fotoğraf, müzik bilimleri, film tasarımı ve yönetmenliği ve temel eğitim olmak üzere 11 bölüm mevcuttur. Bu bölümlerin büyük çoğunluğuna “özel yetenek sınavı” ile öğrenci alınmaktadır. Bu bölümlerden özellikle; resim, grafik, heykel, tekstil ve moda tasarımı bölümlerine alınacak öğrencilerin sınavlarında öğrencilere çeşitli eskizler çizdirilmekte, yağlı ve sulu boya resimler ile alçı malzemeden çeşitli heykel figürleri yaptırılmaktadır. Özel yetenek sınavında kullanılacak resim kâğıdı, şövale, tuval, çeşitli boyalar, alçı ve benzeri malzemeler için fakültenin özel bütçesinde öngörülen ödenek sağlanmakta, ancak yetersiz kaldığından, sınava başvuran öğrencilerden gönüllülük temelinde, sınavda kullanılan ve yukarıda belirtilen malzeme giderleri için “ön kayıt sınav giderleri” adı altında bir katkı payı alınmakta ve sözü edilen sınav giderleri için harcanmaktadır.

Beden eğitimi Okulları sınava girecek adayların sınavda yapacağı spor hareketlerini ve aletli yapacakları hareketleri sınavlara girmeden önce sınava hazırlık olması anlamında sınavdan önceki hafta içersinde ön çalışmalar yaptırmaklardırlar. Bu sınavlarda kullanılacak aletler ve çalışma yapılacak alanların temizliği hazır tutulması aydınlatılması havalandırması gibi giderler için sınav ücreti altında ücretler alınmakta ve bunları sağlamak için harcanmaktadır.

Eğitim Fakültelerinin Resim ve Müzik öğretmenliği bölümleri içinde Güzel Sanatlar Fakülteleri için belirtilen gerekçelerle ücret alınabilmektedir.

Konservatuarlarda ise sınava girecek öğrencilerin önceden sınav heyecanı yenmek, hem de sınavda nelerin yapılması gerektiğini öğrenebilmek amacı ile öğrencilere yönelik hazırlık çalışmaları yaptırılmaktadır.

SAYIŞTAY 3’ÜNCÜ DAİRESİNİN KARARI

 

Sayıştay 3 üncü Dairesinin, özel yetenek sınavlarına katılan adaylardan alınan sınav ücretlerinin hangi bütçeye gelir kaydedileceği hususundaki kararı aynen şöyledir.

  

“Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu, Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi ve Devlet Konservatuarı tarafından yapılan özel yetenek sınavlarına katılan adaylardan alınan sınav ücreti, …… Üniversitesi Özel, Bütçesinin öz geliri olmasına rağmen, sınav ücretlerinin Döner Sermaye Saymanlığına gelir kaydedildiği ve bu gelirden, personele jüri üyesi olarak davet edilen diğer üniversitelerde görevli öğretim elemanlarına döner sermaye katkı payın ödendiği görülmüştür.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58’inci maddesinde;

“a) Döner Sermaye:

……

Döner sermaye işletmelerinin faaliyet alanları, sermaye limitleri, işletme ile ilgili yönetim işlerinin yürütülmesi esasları ve muhasebe usulleri, Maliye Bakanlığının olumlu görüşü alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunun tespit edeceği esaslara göre ilgili kurumun veya birimin döner sermaye yönetmeliğinde belirtilir.

……

Her eğitim-öğretim, araştırma veya uygulama birimi veya bölümü ile ilgili öğretim elemanlarının katkısıyla toplanan döner sermaye gayrisafi hâsılatının en az yüzde 35’i o kuruluş veya birimin araç, gereç araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılır. Kalan kısmı ise üniversite yönetim kurulunun belirleyeceği oranlar çerçevesinde bağlı bulunduğu üniversitenin bilimsel araştırma projeleri ile döner sermaye gelirlerinin elde edildiği fakülte, enstitü, yüksek okul, konservatuar ile uygulama ve araştırma merkezlerinde görevli öğretim elemanları ve aynı birimlerde görevli 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) ile aynı Kanununun 4’üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personel arasında katkıları da dikkate alınmak suretiyle paylaştırılır.

….”

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde;

“Faaliyet Alanı

Madde 3- Döner sermaye işletmelerinin yükseköğretim kurumlarının esas faaliyetlerini aksatmayacak şekilde çalıştırılması gerekir. Bu işletmelerin;

  • Bilimsel görüş vermek, proje hazırlamak, araştırma, uygulama ve benzeri hizmetler yapmak,
  • Belirli bilimsel sonuçların uygulanmasını sağlamak,
  • Üniversite ve ona bağlı kurumlarda hasta muayene ve tedavisi yapmak ve bunlarla ilgili tahlil ve araştırmaları yürütmek,
  • Faaliyet alanları ile sınırlı olarak mal ve hizmet üretiminde bulunmak, amaçlarından biri veya birkaçına yönelik faaliyette bulunması esastır.

Döner sermaye işletmeleri, çalışmaları sırasında eğitim ve öğretim ile bunlara katkıda bulunan uygulamayı ön planda turalar.”

……Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliğinin 2 inci maddesinde;

“Faaliyet Alanı

Madde 2- Döner Sermaye İşletmesinin faaliyet alanına giren iş ve hizmetler aşağıda gösterilmiştir.

  1. Yüksek Öğretim Kurumları dışındaki kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişilerce talep edilecek konularda bilimsel görüş vermek, proje hazırlamak araştırma ve benzeri hizmetler yapmak,
  1. Üniversitedeki teknik ve idari birimlerin özel sektöre verecekleri danışmanlık hizmetlerini sunmak, çeşitli konularda rapor hazırlamak,
  1. Mevcut fiziki kapasiteyi değerlendirerek faaliyet alanları ile sınırlı olarak her türlü mal ve hizmet üretiminde bulunmak, önceden Rektörün onayı alınmak suretiyle elde edilecek ürünleri pazarlamak, teşhir ve satış yerleri açmak,
  1. Matbaacılıkla ilgili faaliyetlerde bulunmak,
  1. Mevcut labrotuvarları kurulu bulunan anaokulu ve kreşlerle mevcut sağlık labrotuarlarını işletmek,
  1. Klinikler, poliklinikler, ameliyathaneler ve labrotuarlarda yapılacak her türlü muayene, tetkik, tahlil, ameliyat, bakım ve hizmet üretimiyle ilgili iş ve benzeri hizmetleri yapmak, açılmış olan her türlü sağlık hizmetleriyle ilgili yataklı ve yataksız sabit ve geçici kuruluşları işletmek.” Denilmektedir.

Döner sermaye işletmelerinin faaliyet alanları yukarıda belirtilen yönetmeliklerde belirtilmiştir. İlgili mevzuatına göre yapılan özel yetenek sınavları, özel yetenek gerektiren bölümlere öğrenci alınması sırasında uygulanan bir öğrenci seçim yöntemidir. Özel Yetenek sınavları eğitim öğretim hizmetlerinin asli unsurlarından olup, döner sermaye işletmelerinin yönetmelikte gösterilen faaliyet alanlarına girmemektedir. Faaliyet alanları içersinde yer almaması nedeniyle Döner Sermaye İşletmesinin bu tür bir hizmet vermesi düşünülemez. Üniversite Yönetim Kurulu ve Yürütme Kurullarının özel yetenek sınavlarının uygulanması ve koordinasyonun döner sermaye işletmesi tarafından yapılmasına karar vermesine ilişkin bir yetkisi bulunmamaktadır.

2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 55 inci maddesinde yükseköğretim kurumlarının gelirleri;

“a. Her yıl bütçeye konulacak ödenekler,

  1. Kurumlarca yapılacak yardımlar,
  2. Alınacak harç ve ücretler,
  3. Yayın ve Satış gelirleri
  4. Taşınır ve taşınmaz malların gelirleri,
  5. Döner sermaye işletmelerinden elde edilecek karlar,
  6. Bağış, vasiyetler ve diğer gelirlerdir” şeklinde düzenlenmiştir.

Buna göre özel yetenek sınavlarına başvuran adaylardan sınav ücreti adı altında tahsil edilen tutarlar Üniversite özel bütçesinin öz geliri niteliğindedir. Bu tutarlar, Üniversite gelirlerinin tahsili ve muhasebeleştirilmesi ile yetkili ve görevli olan Strateji Geliştirme Daire Başkanlığınca ilgili hesaplara gelir kaydedilmelidir.

Yükseköğretim Kanunun 58’inci maddesine göre ancak döner sermaye gelirleri katkıları oranında personele dağıtılabileceğinden, döner sermaye işletmesinin geliri niteliğinde olmayan tutarların personele katkı payı adı altında dağıtılması mümkün değildir.

Yapılan incelemede, diğer üniversitelerde de bu tutarların döner sermaye geliri olarak hesaplara alındığı ve bu gelirlerden öğretim elemanları ve diğer personele katkı payı adı altında ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

Özel Yetenek sınavları döner sermaye işletmelerinin faaliyet alanları arasında bulunmamakta ve döner sermaye hizmetleri olarak kabul edilmesi mümkün görülmemektedir.

Bu itibarla, özel yetenek sınavlarına başvuran adaylardan ön kayıt ücreti ve sınav ücreti adı altında tahsil edilen tutarların, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlıklarınca üniversitelerin özel bütçelerine öz gelir olarak kaydedilmesinin sağlanması hususunda gereğinin yapılmasını teminen Bakanlığına yazılmasına 3’üncü Dairece karar verilmiştir.”

Sayıştay 3 üncü Dairesinin özel yetenek sınavı nedeniyle adaylardan alınan sınav ücretlerinin döner sermaye kapsamında öğretim elemanlarına katkı payı olarak dağıtılamayacağı hususundaki görüşüne katılmakla birlikte, öğrencilerden sınav giderlerine katkı olarak alınan bu ücretlerin döner sermayeye yatırılamayacağı hususundaki görüşüne daha sonra değineceğimiz gerekçelerle katılmamaktayız.

SINAV GİRİŞ ÜCRETİNİN ÖZEL BÜTÇEYE ALINMASI

 

5018 Sayılı Kamu Mali Yöntemi ve Kontrol Kanununda kamu geliri; kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler olarak ifade edilmiştir. Özel yetenek sınavları; beden eğitimi, müzik, resim-iş, konservatuar ve güzel sanatlar gibi fakültelerde eğitim/öğretim görmek isteyen öğrencilerin belirlenmesi için verilen bir tür kamu hizmetidir. Dolayısıyla öğrencilerin belirlenmesi için verilen bir tür kamu hizmetidir. Dolayısıyla “Özel Yetenek Sınavı”nın kamu hizmeti dışında düşünülmesi mümkün olmadığı gibi, şayet bu hizmetler karşılığında adaylardan herhangi bir karşılık alınacaksa, çeşitli adlarla alınacak bu paraların da kamu geliri olarak değerlendirilmemesi mümkün değildir.

Ayrıca 5018 sayılı Kanunun “Bütçe Türleri ve Kapsam” başlıklı 12’inci maddesinde; “Genel yönetim kapsamında ki idarelerin bütçeleri; merkezi yönetim bütçesi, sosyal güvenlik kurumları bütçeleri olarak hazırlanır ve uygulanır. Kamu idarelerince bunlar dışında herhangi bir ad altında bütçe oluşturulamaz.

Merkezi yönetim bütçesi, bu Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerinin bütçesinden oluşur.

Genel bütçe, Devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerinin bütçesidir.

Özel bütçe, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan, gelir tahsis edilen, bu gelirlerden harcama yapma yetkisi verilen, kuruluş ve çalışma esasları özel kanunla düzenlenen ve bu Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan her bir kamu idaresinin bütçesidir.” denilmekte olup, madde hükmünün değerlendirilmesinden, adaylardan çeşitli adlarla alınan paraların kamu geliri olarak dikkate alınması ve 5018 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde gösterildiği üzere üniversitelerin bütçesine “Gelir” olarak kaydedilmesi gerektiği sonucu çıkmaktadır. Diğer yandan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun “Gelir Kaynakları” başlıklı 55’inci maddesinde; “Yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı birimlerin gelir kaynakları;

  1. Her yıl bütçeye konularak ödenekler,
  2. Kurumlarca yapılacak yardımlar,
  3. Alınacak harç ve ücretler,
  4. Yayın ve satış gelirleri,
  5. Taşınır ve taşınmaz malların gelirleri,
  6. Döner sermaye işletmelerinden elde edilecek karlar,
  7. Bağışlar, vasiyetler ve diğer gelirlerdir.” Denilmektedir

Kanaatimizce madde hükmüne göre, özel yetenek sınavı ile öğrenci alan fakülte veya

Yüksekokullar tarafından yapılan sınavlara başvuran adaylardan “sınav giderlerini karşılamak amacıyla” toplanan paraların, yükseköğretim kurumlarının gelir kaynaklarının sıralandığı söz konusu maddenin ( g ) bendinde belirtilen “Bağışlar, vasiyetler ve diğer gelirler” içinde olduğu değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda, üniversitelerin gelir kalemlerinin içinde sayılan bu mahiyetteki tahsilâtların valiliklerden bağış olarak alınabileceğine ilişkin onay alınarak üniversite Özel Bütçesine alınabileceği değerlendirilmektedir.

Bu yapılacak tahsilâtlar özel bütçenin emanet hesaplarına alındıktan sonra 600 gider hesaplarına alınması gerekmektedir. Bağışlar gönüllük esasına dayandığından ödenen sınav ücreti adı altında ödenen ücretin iade edilmesi söz konusu olduğunda sıkıntı yaşanmaması için önce emanet hesaplarına alınmasının daha doğru olacağı düşüncesindeyiz. Aksi halde 600 gider hesaplarına alındığında paranın iadesinde sıkıntılar yaşanabilecektir.

SINAV ÜCRETLERİNİN DÖNER SERMAYE GELİRLERİNE ALINMASI

 

Ön kayıt sınav ücretinin neden üniversite bütçesine gelir kaydedilmeyip, döner sermaye bütçesine de aktarılabileceği hususuna gelince;

Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan “2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunun 58’inci Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönet melik”in “Gelirler” başlıklı 6’ıncı maddesinde;

“Döner Sermaye İşletmelerinin gelirleri şunlardır;

  1. Bu işletmelere de yapılacak iş ve hizmetler ile üretilen malların satışı karşılığında sağlanan gelirler,
  1. Bağış ve yardımlar,
  1. Sair gelirler.” Denilerek işletme gelirleri sayılmıştır.

Dolayısıyla bir kamu hizmeti olan özel yetenek sınavlarının döner sermaye işletme faaliyeti olarak görülmesi ve bu sınavdan elde edilecek gelirlerin döner sermaye bütçesine kaydedilmesi mümkün görülmemektedir. Ancak, bu gelirler “Bağış ve yardımlar” veya “Sair Gelirler” adı altında toplanabilecekleri değerlendirilmektedir.

Bilindiği üzere, döner sermaye birimi 2547 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine göre kurulmuş olup, bu birim bütçesinden yapılacak harcamalar, üniversitelerin özel bütçesinden yapılan harcamalar gibi 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda öngörülen iç ve dış denetim ilkelerine tabidir. Diğer bir ifadeyle döner sermayelerin gelir ve giderleri de Sayıştay Başkanlığı’nca denetlenmektedir. Bu durumu dikkate alınarak, öğrencilerden tahsil edilen tutarların kurum bütçesine “öz gelir” olarak ödenek kaydedilmesi sürecinin uzun olması ve ödenek kaydedilen tutarların serbest bırakma oran ve ilkeleri çerçevesinde hemen harcanamaması hususunu da göz önünde bulundurarak, öğrencilerden sınav giderlerine katkıda bulunmak amacıyla tahsil edilen tutarların döner sermaye bütçesine gelir kaydedilmesine karar verilebilmektedir. Döner sermaye bütçesine gelir kaydedilen bu tutarlar, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde sınav giderleri ile okulun çeşitli ihtiyaçlarında kullanılarak, çalışanlara katkı payı olarak dağıtılmadan toplanabileceği değerlendirilmektedir.

Öte yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlığı altındaki 71 inci maddesinde kamu zararı; mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır diye tanımlanmış olup, söz konusu maddede devamla, kamu zararının belirlenmesinde;

  1. İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutarlardan fazla ödeme yapılması,
  2. Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
  3. Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
  4. İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
  5. İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yaptırılmaması,
  6. Mevzuatta öngörülmediği halde ödeme yapılması,

hususlarının esas alınacağı öngörülmüştür. Görüleceği üzere, öğrencilerden sınav giderlerine katkı amacıyla tahsil edilen tutarların kamunun hüküm ve tasarrufu ile denetimi altındaki iki kaynağından (birisi üniversite bütçesi, diğeri döner sermaye bütçesi) birine aktarılması gerekirken diğerine aktarılması konusunun yukarıda belirtilen kamu zararının belirlenmesine ilişkin esaslarla ile bir ilgisi bulunmadığı gibi bu konuda da herhangi bir kamu zararı oluşmamaktadır.

Üniversitelerin döner sermaye birimi, o birim (fakülte, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi, vb) mekânı içerisinde o birimin öğretim elemanı ve memurları vasıtasıyla hizmet verdiğinden, mekânın onarımı, donanımı, kırtasiye giderleri ve diğer ihtiyaçları özel bütçe ve döner sermaye bütçesi açısından iç içe geçmiştir. Bu nedenle, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesine göre Döner Sermaye İşletmelerinde Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin “Gelirler” başlığı altındaki 6 ıncı maddesinin ( c ) bendinde yer alan “Sair gelirler” ifadesi esas alınarak öğrencilerden sınav giderlerine katkıda bulunmak için tahsil edilen tutarlar birim döner sermaye bütçesine aktarılmasında bir sakınca bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, öğrencilerden tahsil edilen tutarlar, kamunun hüküm ve tasarrufu ile denetimi dışında bir kaynağa aktarılmamakta aksine, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda öngörülen iç ve dış denetim ilkelerine tabi bir kurum olan döner sermaye birimi bütçesine aktarılarak ve mevzuatın öngördüğü biçimde birimin ihtiyaçları için harcanılmaktadır. Bu itibarla, “sınav ücretlerinin “ katkı payı dağıtılmamak koşulu ile döner sermaye bağış adı altında gelir kaydedilebileceği değerlendirilmektedir.

GİRİŞ SINAVINI YAPAN ÖĞRETİM ELEMANLARINA SINAV ÜCRETİ

ÖDENMESİ

 

            Özel yetenek giriş sınavları yaz tatili döneminde sınava giren öğrencilerin bireysel performansların değerlendirildiği eleme niteliğinde iki üç aşamalı sınavlar sonunda çok az öğrencinin seçildiği sınavlardır. Bu sınavlara başvuran aday sayısı çok yüksek olmakta ve bunların sınavlarının değerlendirilmesi de ayrı bir güçlük içermektedir. Bu sınavlar sabah başlayıp, günün geç saatlerine kadar süren ve en az bir hafta gibi bir zaman diliminde yapılmaktadır.

 

Sorun, sınavı yürütecek öğretim elemanlarına hangi mevzuata göre ödeme yapılacağıdır. Bilindiği gibi uygulanacak sınavın planlanması, yürütülmesi ve değerlendirilmesi gibi hizmetler fiilen öğretim elemanları tarafından yapılmaktadır. Çoğu zaman öğretim elemanları asli görevlerini aksatmamak için sözü edilen çalışmaları mesai saatleri dışında da gerçekleştirebilmektedirler. Öğretim elemanlarına yaptıkları bu hizmetler karşılığında nasıl bir ödeme yapılacağı konusunda mevzuatımızda açık bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu bağlamda, öğretim elemanlarının aylık ve ek göstergeleri, aylık unsuru dışında kalan

diğer ödenekleri, ek ders ücretleri, ilerleme ve yükselme şartları ile sosyal haklardan yararlanmaları gibi hususlara yönelik aylık, ödenek ve sair hakları 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ile düzenlenmiş olup, anılan Kanunda ve diğer mevzuatta özel yetenek sınavlarında görev alan öğretim elemanlarına ücret ödeneceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Diğer taraftan özel yetenek sınavlarını, 2914 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen müfredat programları uyarınca okutulan derslerin değerlendirilmesi niteliğinde yapılan sınavlar kapsamında değerlendirilip, bu sınavlara (özel yetenek sınavlarına) katılan öğretim elemanlarına sınav ücreti ödenebileceği düşünülebilir. Ancak bu yorum, hem özel yetenek sınavlarının müfredat programları uyarınca okutulan derslerin değerlendirilmesi niteliğinde yapılan sınavlardan çok farklı mahiyette ve farklı amaçlarla yapılması nedeniyle zorlama bir yorum olacak, hem de 2914 sayılı Kanunun 11’inci maddesine göre ödenen sınav ücretinin özel yetenek sınavları için harcanacak emek karşısında çok cüzi kalması nedeniyle tatmin edici olmayacaktır.

Dolayısıyla mevzuatta gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar yetenek sınav ücreti olarak toplanan ve özel bütçeye veya döner sermaye ye gelir kaydedilen paralardan ilgili öğretim elemanlarına ödeme yapılması mümkün görülmemektedir.

DEĞERLENDİRME

 

  • Özel Yetenek Sınavlardan alına ücretler ister özel bütçeye olsun, isterse döner sermaye gelirlerine her ikinse de bağış adı altında alınabilir bunun dışında alınması mümkün değildir. Yasanın alınmasını öngörmediği bir ücret ancak gönüllük esasına göre alınabilir bunun dışında alınamaz.

 

  • Özel Yetenek Sınavı giren öğrencilerden “sınav ücreti” ödemeyenler sınava alınmama gibi bir uygulama yapılamaz

 

  • Mevzuatta alınmasına ilişkin bir düzenleme olmadığından alınması yasal değildir.
  • Sınavlarda görev yapan öğretim elemanları için giriş sınav ücreti adı altında ücret ödenmeli ve bunun içinde yasal düzenlemeler yapılarak ücret ödenmesi sağlanmalıdır.

 

            SONUÇ:

 

            Sayıştay’ın Özel Yetenek Sınav Ücretlerinin döner sermaye gelirleri yerine, üniversitelerinin özel bütçelerine aktarılmasının gerektiğine ilişkin yaptığı uyarı yazısı ile sanki bu ücretlerinin alınmasının yasal bir gereklilikmiş gibi algılanmasına neden olmuş, bütün özel yetenek sınavı ile öğrenci alan okullar özel bütçelerine bu ücretlerin miktarını artırarak alma yoluna gitmişlerdir. Oysa sınav ücreti diye bir ücret mevzuatımızda yer almamaktadır. Bu ücretler alınacaksa bile gönüllük esasına göre alınabilir.

Özel Yetenek Sınavı ile öğrenci alan okulların kontenjanları çok azdır. Bu sınavlara giren öğrenci sayısı ise çok fazladır. Bu sınavlara giren öğrenciler sınava hazırlık adı altında çeşitli kurslar almakta ve tüm özel yetenekle öğrenci alan üniversitelerin sınav tarihleri farklı olduğundan tüm üniversitelerin sınavlarına girmeye çalışmaktadırlar. Bu öğrenciler başvurdukları her üniversiteye sınav ücreti ödemekte hem de başka bir şehre gittiklerinde ise yol barınma gibi giderleri olmaktadır.

Özel Yetenek Sınavı kazanıp girdiklerinde ise özellikle konservatuarların harçları tıp fakültelerin harçları gibi yüksek harç ödemektedirler. Kazanmadıkları okulun giriş sınavlarına girebilmek için ücret ödenmesi mevzuatta olmayan bir durum olmasına karşın, kazandıklarında ise zaten en yüksek harç ödeyecek bu özel yetenekli çocuklarımıza haksızlık olduğu değerlendirilmektedir.

İlk ve orta öğretim kurumlarında bile kayıt parası gibi yasal olmayan uygulamaların Milli Eğitim Bakanın talimatıyla kaldırıldığı bir ortamda üniversitelerimizde “kayıt ücreti” “sınav ücreti” gibi uygulamalar adı altında ücret ödenmesi çok doğru bir uygulama olmamaktadır.

Öncelikle özel yetenekle öğrenci alan okullarımızın idarecileri unutmamalıdırlar ki, bu çocuklar istisnai ve özel yetenekli çocuklardır. İhtiyaçlar ve Giriş sınavı yapan öğretim elemanlarına sınav ücreti ödenebilmesinin yasal düzenlemesi yapmak üzere YÖK’e bildirilebilir. Özel yetenekli çocukların zaten eğitimi zor bir eğitim birde sınav ücreti alarak onların işini zorlaştırmayalım. Onlar özel yeteneği olan azınlıkta olan çocuklarımızdır. Öyle olmasaydı her kes keman çalardı.

            KAYNAKÇA:

 

Sayıştay Başdenetçisi Özgür Demirbuğa’nın “Özel Yetenek Sınav Ücretleri Nereye Yatırılacak?” başlıklı Güncel Mevzuat Dergisinin Eylül 2009 tarih, 45’inci sayında yayınlanan makalesi

 

Fizik Tedavi Yüksekokul Sekreteri Cemil Yaşar Atilla’nın Konuya İlişkin görüş yazısı