Yayınlandı: Per, May 4th, 2017

Mehmet Ağar Kimdir?

Mehmet Ağar Kimdir?
Türk emniyet mensubu, siyasetçi ve devlet adamı. Emniyet Genel Müdürü, Adalet ve İçişleri Bakanı olarak görev yapmış, 2002 ile 2008 arasında Doğru Yol Partisi ve Demokrat Parti genel başkanlıklarını yürütmüş ve 22 Temmuz 2007 seçimlerinde barajı geçemeyen partisinden istifa etmiştir.

Hayatı

Ağar, 30 Ekim 1951’de Ankara’da babasının görev yaptığı Çankaya Köşkü’nde doğdu. Emniyet Müdürü olan babasının memuriyeti dolayısıyla 1957 yılında Urfa’da başladığı ilkokulu, Gümüşhane, Bolu, Adana, Ankara ve Erzincan’da; Erzincan’da başladığı ortaokulu, Kayseri, Diyarbakır ve Uşak’ta bitirdi. Liseye Ankara’da başladı ve 1968 yılında Haydarpaşa Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Siyasal Bilgiler Fakültesi ‘nde Emniyet Genel Müdürlüğü bursu ile okudu ve 1973 yılında Maliye bölümünden mezun oldu. İlk devlet memuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesinde ve ardından Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürlüğü’nde Komiserlik yaptı.

Mehmet Ağar, 1974 yılında Emel Ağar’la evlendi, bu evlilikten Tolga Ağar ve Yasemin Ağar isimli iki çocuğu oldu.

1976’da Ankara vilayeti kaymakam adayı olarak İçişleri Bakanlığı’nda göreve başladı. İznik ve Selçuk ilçelerinde kaymakam vekili olarak, Torul ve Delice ilçelerinde kaymakam olarak görev yaptı. 1980 Ocak ayında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele şube Müdür Muavini,1981 mayıs ayında Asayiş şube müdürü oldu.

1984-88 arasında Terör ve Asayişten sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 1988’de Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne 1990’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne, 1992’de Erzurum Valiliği’ne, 1993 Temmuzunda Emniyet Genel Müdürlüğüne, atandı. Erzurum Valisi iken, o dönem firarda olan Bahçelievler katliamı sorumlularından Haluk Kırcı’nın nikâh şahitliğini yaptı. 1993 yılında Hizbullah ile ilgili olarak “Hizbullah devlet aleyhine eylemlerden kaçınmaktır. Örgüt üyelerini yakalamak fayda sağlamaz” demiştir.

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Özel Harekat Dairesi’nin kurulmasını ve PKK‘ya karşı polisin de kırsal alanda Jandarma ile birlikte operasyonlara katılmasını sağladığı için”polisin genel kurmay başkanı” diye anılan Ağar, 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde Doğru Yol Partisi’nden Elazığ milletvekili oldu.

Siyasi Kariyeri

1996’da 53. Hükümette Adalet Bakanı, 54. Hükümet (Refah-Yol Koalisyonu) bünyesinde ise İçişleri Bakanı olarak görevinde bulundu. Başbakan Necmettin Erbakan’ın Libya gezisini onaylamayan Ağar, 8 Kasım 1996 tarihinde görevinden istifa etti. Ağar 18 Nisan 1999 seçimlerinde Elazığ’dan 68.540 oy alarak bağımsız milletvekili seçildi. Aldığı oy Türkiye’de bir bağımsız adaya verilen en yüksek oy olarak tarihe geçti.

Emniyet Genel Müdürü, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı yıllar, terörle mücadelenin yoğun olduğu dönemlerdi. 14-15 Aralık 2002 tarihleri arasında yapılan DYP 7. Olağan Kongresi’nde ilk turda salt çoğunluğu sağlayarak Doğru Yol Partisi ‘nin Genel Başkanı seçildi. 14-15 Mayıs 2005 Tarihlerinde yapılan 8. Olağan Büyük Kongre’de 1071 oyla tekrar Genel Başkanlığa seçilmiştir.

Mehmet Ağar, 22 Temmuz 2007 Türkiye genel seçimleri sonuçları açıklanmaya başladıktan az sonra saat 19:30 sularında partisinin barajı geçemeyeceği anlaşılınca genel başkanlıktan istifa ettiğini, basın danışmanı aracılığıyla kamuoyuda duyurdu. Ancak, daha sonra resmi olarak istifa etmediğinden yeni genel başkan seçmek için partinin kongre yapamadığı ve kendisinden yazılı istifa mektubu beklendiği ifade edildi.

Hakkındaki suçlamalar ve Susurluk Davası

27 Aralık 1996’da ANAP Lideri Mesut Yılmaz, uyuşturucu kaçakçılığından Türkiye tarafindan aranan, ve yatmakta oldugu Hollanda’daki cezaevinden salıverilen Huseyin Baybaşin’e ait 90’ar dakikalik iki video kasetle ses bantlarının Meclis Araştırma Komisyonu’na verecegi belgeler arasında olduğunu soyledi.

İddalara göre bantlarda Baybasin, Hollanda’da kendisiyle gorusenlere yaptıgı itiraflarda, 1980’den itibaren, Şükrü Balcı ve eski içisleri Bakanı Mehmet Ağar’ın kendisine verdigini öne sürdügü polis kimlikleriyle, polise ait silahlarla ve yeşil pasaportlarla nasıl rahat dolaştığını anlatıyordu.

21 Ocak 1997’de Frankfurt Eyalet Mahkemesi 17. Ceza Dairesi Başkanı Yargıç Rolf Schwalbe, üç eroin kaçakçısının davasında sunulan delillere dayanılarak mahkemenin “Türkiye cumhuriyeti devleti ve eroin kaçakçıları arasında yakın bağların var olduğunu” bulduğunu belirtti.

Yargıç Rolf Schwalbe, basında yer alan demeçlerinde Türkiye’den eroin geçiren iki Kürt aşireti üyelerinin “Turkiye cumhuriyeti devleti ile harika ilişkiler içerisinde olduğunu” ve “devletteki bir bayan bakan ile kişisel iletişimlerinin olduğunu” söyledi. Daha sonra Türkiye’den gelen baskılar üzerine yargıç bu bayanın Tansu Çiller olduğunu açıkladı.

26 Ocak 1997’de ingiltere’de Kacakciliktan sorumlu icisleri Bakan Yardimcisi Tom Sackville Turkiye’yi son zamanlarda eroinin en onemli gecis noktasi olarak belirlediklerini, ellerinde Turk hukumeti ve polisinden bazi kisilerin uyusturucu isine karistigi yolunda iddia ve bulgular oldugunu soyledi.

20 Mart 1997 tarihinde mülkiye müfettişlerine verdiği yazılı ifadesinde kayıp silahlar olarak adlandırılan silahların nerede ve hangi amaçla kullanılacağını bildiğini ve bu konuda Korkut Eken’e yazılı bir emir verdiğini ancak konunun devlet sırrı kapsamında olduğunu ve bu nedenle daha fazla açıklama yapamayacağını belirtti.

İstanbul DGM Başsavcılığı Ağar hakkında, Sedat Edip Bucak ile birlikte ‘Cürüm işlemek için çete kurmak, hakkında yakalama ve tevkif müzakeresi bulunan kişileri yetkili mercilere haber vermemek ve görevi kötüye kullanmak’ iddiasıyla 6 yıldan 12 yıla kadar ağır hapis cezasıyla dava açtı. 11 Aralık 1997’de dokunulmazlığı kaldırılan Mehmet Ağar, Anayasa Mahkemesinin itirazını reddetmesinden sonra, 10 Ocak 1998’de DGM’de üç saat süreyle sanık sıfatıyla ifade verdi. Ağar ifadesinde, kayıp silahlar konusunun devlet sırrı olduğunu ileri sürdü ve olayların meydana geldiği tarihte bakanlık görevini sürdürdüğü ve bu nedenle de ancak Yüce Divan tarafından yargılanabileceğini söyledi. DGM önce ‘görevsizlik’ ve 9 Temmuz tarihinde Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin kararı bozma kararından sonra da ‘yargılanmanın durdurulması’ kararlarını aldı.

Ağar, 15 Haziran 2000 tarihinde ise “Suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” iddiasıyla hakkında oluşturulan Meclis Soruşturma Komisyonu tarafından 8’e karşı 6 oyla Yüce Divan’a sevkine gerek olmadığına karar verilerek aklandı.

DGM ve TBMM Susurluk Kazası Araştırma Komisyonu’nda verdiği ifadelerinde sürekli olarak devlet sırrı olduğu için açıklama yapamayacağını söyledi.

Mehmet Ağar Kasım 2008’de tekrar yargılanmaya başlandı. İlk duruşmaya sağlık sorunları nedeniyle katılamayan Ağar hakkında görevsizlik kararı verildi. Hakkındaki suçlamalarsa şöyle:

1993-1996 arasında

Cürüm işlemek için silahlı teşekkül meydana getirmek;

Gıyabi tutuklu sanık Abdullah Çatlı’nın saklı bulunduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere haber vermemek ve gizlenmesine yardım etmek;

Yasalara aykırı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz’e silah taşıma izin belgesi vermek ve hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesini sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanmak.

15 Eylül 2011 günü; Ankara Özel Yetkili 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, parti liderliği, Valilik ve Emniyet Genel Müdürlüğü yapan Mehmet Ağar’ın “suç örgütü yöneticisi” olduğuna karar verdi ve Susurluk davasında 5 yıl hapse mahkum etti.

5 yıllık cezanın 3 yılını infaz yasası nedeniyle yatmış gibi kabul edilen Ağar geriye kalan iki yıl cezasını yatmak üzere Aydın iline bağlı Yenipazar ilçe cezaevini seçmişti. İki yıllık cezasının bitmesine henüz bir yıl kalan Ağar kamuoyunda 3. Yargı paketi olarak bilinen yasada yer alan denetimli serbestlik hakkında yararlanarak cezasının bitmesinden 361 gün önce tahliye edildi. Ağar cezasını yasalar uyarınca kısmen çektiği Yenipazar ilçesindeki cezaevi kendisi cezaevine teslim olmadan önce boyama bahanesiyle boşaltılmıştı ve Ağar mahkumiyeti süresince İlçe cezaevinde üç mahkumdan ayrı koğuşta kalarak çekti

Basında Mehmet Ağar Haberleri;
Mehmet Ağar ile ilgili basında yer alan haberlerden kısa özetlere aşağıda yer verilmiştir.

HABER

Ağar’a hapis kararı!

——————————————————————————–

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’a 5 yıl hapis cezası verildi.

——————————————————————————–

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Ağar’ı, ”Susurluk Davası” kapsamında Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili ”cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu” iddiasıyla yargıladığı davada 5 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Davanın Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki 12. duruşmasında karar çıktı.

Mahkeme, Ağar’ı, lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 313. maddesi uyarınca, ”cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak” suçundan 5 yıl hapis cezasına mahkum etti.

——————————————————————————–

HABER

Ağar’a hapis cezası
16 Nisan 2012

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Mehmet Ağar’a ”Susurluk Davası” kapsamında verilen 5 yıl hapis cezasını onadı.

——————————————————————————–

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Ağar’ı, ”Susurluk Davası” kapsamında Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili ”cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu” iddiasıyla yargıladığı davada 5 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle onadı.

Ağar hakkında zaman aşımı süresinin dolup dolmadığının irdelendiği kararda, sanığa atılı suçun ”kesintisiz” suçlardan olması dikkate alınarak tespit edilen suç tarihi ile soruşturma ve kovuşturma safhalarında gerçekleşen zaman aşımını kesen ve durduran sebeplere göre dava zaman aşımı bakımından bir kovuşturma engelinin bulunmadığının tespit edildiği ifade edildi.

Kararda, Ağar’ın yöneticisi olduğu iddia ve kabul edilen teşekkülün sübutu ve niteliğinin Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen İstanbul 6 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin, 12 Şubat 2001 günlü kararı ile de ortaya konulduğu belirtildi.

Kararda, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre, Ağar’a yüklenen ”suç işlemek amacıyla kurulmuş silahlı teşekkülü yönetmek” suçunun sübut olduğu, bu nedenle oy birliğiyle hükmün onanmasına karar verildiği bildirildi.

——————————————————————————–

HABER

‘KONTRGERİLLA TERÖRÜ ÖNLERDİ’
Milliyet 11 Kasım 2012

Eski İçişleri Bakanı ve DP?Lideri Ağar, darbe komisyonuna verdiği ifadede, ‘Kayıp silahlar’la ilgili sorusuna ‘Silahları başbakanlık aldı. Gereken yerlerde kullanıldı. Kayıt tutulmadı’ diye yanıt verdi.

Eski İçişleri Bakanı ve DP Genel Başkanı Mehmet Ağar, TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda faili meçhul cinayetlerde kullanıldığı iddia edilen kayıp silahların alımı için “Alım talimatı başbakanlıktan verildi. Gerekli yerlerde kullanıldı. Kaydı tutulmaz” diyen Ağar, işkence olaylarından “sert sorgu yöntemi” olarak bahsetti.
Aydın Yenipazar Cezaevi’nde dinlenen Ağar, Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’na özetle şunları anlattı:

SİLAHLAR ÖZEL HAREKATTAN ALINDI:
Özel harekat Özal tarafından kuruldu, techizatı genişti, ağır silahlarla donatıldılar. Ama 28 Şubat’tan sonra güvensizlik oluştu, ellerinden alındı.

TALİMAT BAŞBAKANLIKTAN:
(Kayıp silahların kim hangi emirle aldı?) İçişleri Bakanlığı olduğum dönemde o silahlar Başbakanlık’tan doğrudan izin alınarak alındı. Herkes bu işten sıyrıldı. Silahları alan vali sorumlu tutuldu. Hapis cezası aldı. Halbuki bu izni Başbakanlık vermişti.

HER DEVLET YAPAR:
(Kayıp silahlar nerede kullanıldı kayda alındı mı?) Terörle mücadele için o silahlar gerekliydi. Gerekli yerlerde kullanıldı. Bunların kaydı tutulmaz. Her devlet bu tür şeyleri yapar. Bu tür silah alımları her devlette olur.

SUSURLUK BASİT KAZA:
Susurluk’un arkasında olmadık şeyler aradılar. Basit bir kazadır. Oraya başka bir iş için gitmişler onun dışında bir bilgim yok.

APO’YU İSTEDİK:
Başbakan Çiller, MİT Müsteşarı Sönmez Köksal ve ben MOSSAD’la Apo’nun yakalanarak Türkiye’ye iadesini görüştük. Yıllar sonra Ecevit’e teslim ettiler. Silahların alınması da gündeme geldi.

‘Failleri beğendiremedik’

KONTRGERİLLA KEŞKE OLSAYDI:
Türkiye’de kontrgerilla yok. Olsaydı bu kadar yaygın terör olayları olmazdı. Keşke olsaydı. Özel Harp Dairesi’ni Özal kurdu ama ben kontrgerillayı bilmiyorum. JİTEM jandarmanın alanındaydı, eylemlerinden bilgim yok.

FAİLİ MEÇHULLER:
(Döneminizde bir çok faili meçhul cinayet işlendi, suçlamalara muhatap oldunuz. Ne diyorsunuz?) Kendi dönemimde her şeyi yasal çerçevede yaptım. Faili meçhuller her zaman oluyor. Bu suçu işleyenler daha sonra yakalandı. En çok speküle edilen Mehmet Sincar faili bulunmuştur. Uğur Mumcu cinayetinin failleri bulunmuştur. ‘Bunlar gerçek fail değil’ diyorlar. Failleri beğenmiyorlar.

DERİN DEVLET TANIMI:
(Derin devlet var mıdır tanımı nedir?): Musul ve Kerkük’ten sonra bir karış toprağın dahi verilmemesi iradesini göstermek derin devlet demektir.

İŞKENCE SERT SORGU YÖNTEMİ:
(İşkence iddialarına ne diyorsunuz?) İşkence değil, sert sorgu yöntemleri, bu yöntemler işkence sayılmaz. Bu yönde kamuoyu oluşturuldu, failleri yakalayan polis bu yöntemleri kullanamayınca anarşi ve terörle mücadelede zayıf kaldı. Şimdilerde artık delilden kişiye gidildiği için şahıs suçunu kabul etmek zorunda kalıyor.

ÖLDÜRÜLECEK KÜRT İŞADAMLARI LİSTESİ:
Bu listeden haberim yok. RP Van Milletvekili Mustafa Bayram, Yalım Erez’le birlikte geldi, kendisinin tehdit edildiğini söyledi. Görüştüm, kartımı verdim 24 saat arayabilirsin dedim. Sonra bizden milletvekili oldu, sonradan dost olduk. Listeden bilgim yok.

BUCAK’LARA DEVLETİN İHTİYACI VARDI:
(Bucak’ı nereden tanıyorsunuz, ‘Benim dokunulmazlığımı kaldırın ama Bucak’ınkini kaldırmayın’ dediniz. Neden?) Emniyet müdürlüğüm döneminden beri tanıyorum Bucakları. Devletin yanında silah kullanan silahla destek veren bir aşiret. Dokunulmazlığı kaldırılırsa, devlet terörle mücadele sürecinde silahlı destekçi bulamazdı.

TUĞLA ÇEKERSEM DEMEDİM:
(Uğur Mumcu’nun ölümünden sonra Güldal Mumcu ile bir görüşmesinde ’bir tuğla çekersem altından çok şeyler çıkar’ ifadesini kullandınız mı? sorusu üzerine): Ben bu ifadeyi kullanmadım. Güldal Mumcu benim sınıf arkadaşım. Ben kesinlikle böyle bir ifadeyi kullanmadım. Hatta birkaç sefer bu konuyu tekzip etmeme rağmen, hala bu konuyla suçlanıyorum.

ÇATLI’NIN KULLANILMASI:
Her devlet bu tür insanları kullanır. Bir kusuru da varsa o kusurun mesuliyetini çekeriz. Çok hizmet eden insanın çok kusuru da olur, kusurumuz olmuşsa onun da hesabını veririz.

‘Özgeçmişinden itibaren sorduk’

İşi nedeniyle komisyon toplantısından ilk çıkan AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, “Mehmet Ağar’a özgeçmişinden itibaren soru sormaya başladık. Babasından başladık. Babası biliyorsunuz Adana Emniyet Müdürü idi. 1960 darbesinden sonra tutuklandı. Bu dönemde aile olarak yaşadıkları sıkıntıları, babasının işsiz kaldığı dönemleri sorduk” diye konuştu.

——————————————————————————–

HABER

AĞAR 3 AY SONRA TAHLİYE OLACAK
1 Şubat 2013

Susurluk Davası kapsamında yargılanan ve hakkındaki karar Yargıtay tarafından onandıktan sonra 25 Nisan 2012 günü Aydın’ın Yenipazar İlçesi’ndeki Kapalı Cezaevi’nde 2 yıllık hapis cezasını çekmeye başlayan DP eski Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın durumu ise kafa karıştırdı. DHA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 25 Nisan 2013 günü cezasının bir yılını tamamlayacak olan Mehmet Ağar’ın mevcut yasadan yararlanması için yasanın yorumlanmasının önemli olduğu vurgulandı. Nisan ayında bir yılını tamamlayacak olan Ağar’ın 25 Nisan’da tahliye olmasının beklendiği, ancak Açık Cezaevine çıkma hakkını Aralık ayında alacağı için tahliyenin Aralık ayına kalmasının söz konusu olduğu öğrenildi.

——————————————————————————–

HABER

Ağar: Devlet ‘gel’ dedi geldik, ‘git’ dedi gittik
29 Nisan 2013

Tahliye olan Susurluk davasından hükümlü eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, “Bunu bir devlet görevi olarak gördüm, tamamladım. Devlet ‘gel’ dedi geldik, ‘git’ dedi gittik” dedi.

Ağar, Bodrum ilçesine bağlı Turgutreis beldesindeki evinde gazetecilere yaptığı açıklamada, 2 yıl olması gereken cezanın bir yılını bitirdikten sonra herkesin istifade ettiği Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümlerinden yararlanarak serbest kaldığını ifade etti.

Cezaevinde kaldığı süre boyunca yurdun her köşesinden binlerce kişinin kendisini ziyaret ettiğini söyleyen Ağar, “Hepsine şükran borçluyum, gönülden teşekkür ediyorum. Dediğim gibi başlangıçta girerken, bunu bir devlet görevi olarak gördüm, tamamladım. Devlet ‘gel’ dedi geldik, ‘git’ dedi gittik. Şu anda yapacağımız 76 milyon gibi sade bir vatandaş gibi ailemle, çocuklarımla, torunumla yaşamaktır” dedi.

Bu süreçte kendisine yakınlığını esirgemeyen milletin tüm fertlerine, dostlarına teşekkür eden Ağar, “Umudumuz odur ki, Türkiyemizin geleceği bugününden daha iyi olacaktır. Bizim gönlümüzden geçen samimi temennimiz budur, Allah milletimizin, memleketimizin yardımcısı olacaktır, buna da gönülden inanıyoruz” diye konuştu.

Yorum Yazın

XHTML: HTML Etiketi Kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>