Yayınlandı: Paz, Eyl 23rd, 2018

1961 Anayasası ve Özellikleri

Anayasa-1

III. 1961 Anayasası
1. 1961 Anayasası, bir tarafı, 27 Mayıs darbesini yapan Millî Birlik Komitesi ve diger
tarafı Temsilciler Meclisinden olusan kurucu Meclis tarafından hazırlanmıstır. Daha sonra
Anayasa tasarısı halkoylamasıyla kabul edilmistir.

  1. 1961 Anayasası, halkçılık ve devletçilik ilkelerini kabul etmemis, milliyetçilik
    ilkesini ise “millî devlet” seklinde kabul etmistir.
  2. 1961 Anayasası, sosyal devlet ilkesini ilk defa kabul etmistir.

  3. 1961 Anayasası sosyal ve ekonomik haklar ve ödevleri ilk defa anayasal düzeyde
    tanıyan Anayasadır.

  4. 1961 Anayasası, iki meclisli bir parlâmento kurmustur. Cumhuriyet döneminde
    ikinci meclis kuran tek Anayasa budur. Bu ikinci meclisin adı Cumhuriyet Senatosudur.
    (Uyarı: 1876 Kanun-u Esasîde iki meclisli bir parlâmento kurmustu).
  5. Cumhurbaskanı yedi yıllık bir süre için TBMM üyeleri arasında TBMM tarafından
    seçiliyordu. Aynı kisinin arka arkaya iki defa seçilmesi yasaktı.

  6. 1961 Anayasası ilk defa Yüksek Hakimler Kurulunu kurmustur.

  7. 1961 Anayasası ilk defa Anayasa Mahkemesini kurmustur.

  8. 1961 Anayasası döneminde 12 Mart 1971 tarihinde sivil yönetime ordunun kısmî
    bir müdahalesi olmustur.

  9. 12 Mart döneminde (1971-1973) yılında 1961 Anayasası pek çok degisiklik
    yapılmıstır. Bu degisiklikler, temel hak ve hürriyetleri sınırlandırmaya, yürütme organını
    güçlendirmeye, yargı denetimi zayıflatmaya yönelik degisikliklerdir.

  10. Askerî Yüksek dare Mahkemesi ilk defa 1961 Anayasasında 1971 yılında yapılan
    degisikliklerle kurulmustur.

  11. 1961 Anayasası, 12 Eylül 1980 tarihinde yapılan askerî darbe sonucu yıkılmıstır.

* Yasama yetkisi Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu olarak iki meclis arasında
bölüsülmüstür. Parlamenter sistem uygulanmıstır.

  • Devlet Planlama Teskilatı kuruldu (1960). Kalkınma ve yıllık planları hazırlar.
  • 27 Mayıs 1960 müdahalesiyle birlikte geçici bir anayasa düzeni kurulmus ve meclisin
    yetkileri ile donatılmıs Milli Birlik Komitesi (MBK) olusturulmustur. MBK, Kurucu Meclisin
    askeri kanadını olustururken Danısma Meclisi sivil kanadı olusturuyordu. Bu komitenin
    kurdugu Kurucu Meclis anayasa ve seçim kanunlarını yapmakla görevlendirilmistir. Kurucu
    Meclis üyelerinin bir bölümü iki dereceli seçimle seçilen üyelerden, bir bölümü siyasal
    partilerin kendi seçtikleri temsilcilerden, diger bölümü de çesitli kurulusların (üniversiteler,
    barolar, yargı organları gibi) temsilcilerden olusmustur. Üyelerin bir bölümü de Devlet
    Baskanı ve Milli Birlik Komitesi tarafından seçilmisti.

  • Anayasanın üstünlügü: Anayasanın 8. maddesi ile anayasaya aykırı kanunların
    çıkartılamayacagı, uygulanamayacagı belirtildikten sonra, Anayasanın yasama, yürütme ve
    yargı organları ile idareyi ve kisileri bagladıgı belirtilerek Anayasanın üstünlügü
    gerçeklestirilmistir. Ayrıca kurulan yargısal denetim mekanizması ile önemli bir güvence
    sistemi getirecek anayasanın üstünlügü saglanmaya çalısılmıstır. Anayasa Mahkemesi
    kurulmustur.

  • Kuvvetler ayrılıgı ilkesi: Yasa yapma yetkisi TBMM, yargı yetkisi Mahkemelere ve
    yürütme yetkisi Cumhurbaskanı ve Bakanlar Kuruluna verilmistir. Yargı erkinin bagımsızlıgı
    ile pratik önem kazanmaktadır.

  • Devlet iktidarının paylasımı: ki meclis sistemi getirilmistir. Buna göre meclis yani
    yasama organı Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu olarak ikiye ayrılmıstır. Genel idare
    içinde özerk yönetimle, kendi kendilerini yönetme yetkisine sahip kurulusların yapılanmasına
    izin vermektedir. Örnegin; üniversiteler ve radyo televizyon idarelerinin konumu bu
    kapsamdaydı.

  • Çogulcu toplum yapısının gelistirilmesi: Siyasi partiler güvenceli bir hukuki statüye
    kavusturulmustur. Sendikalar hakkında düzenlemeler is hukukun gelisimi ve demokratik
  • esaslara uyumu açısından önemli sonuçlar dogurmustur. Özerk statüye sahip kamu
    kurulusları kurulmustur.

    • Temel hakların genisletilmesi ve güçlendirilmesi: Önceden izin almaksızın toplantı ve
      yürüyüs yapma hakkı getirilmistir. Temel hak ve hürriyetler, anayasanın sözüne ve ruhuna
      uygun olarak kanunla sınırlanabilir. Bu madde ile temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması
      agırlastırılmıstır. 1961 anayasası ile temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması, yargısal
      denetime tabii kılınacak önemli bir gelisme saglanmıstır.
  • Sosyal devlet: Amaç sosyal adaleti, barısı ve toplumsal dengeyi saglamaktır. Bu amaca
    ulasmak için devlet aktif olarak ekonomik ve sosyal hayata müdahale ederek sosyal devlet
    anlayısını uygulamakla yükümlüdür.

  • Parlamenter sistem; yasama ve yürütmenin yumusak bir sekilde ayrıldıgı sistemdir. Yarı
    dogrudan demokrasilerde görülür. En önemli aracı referandum. Referandum, Anayasal
    degisikliklerin halk oyuna sunulmasıdır.

  • A. 1961 Anayasasının Hükümleri
    1961 Anayasası, “anayasanın üstünlügü ve baglayıcılıgı” ilkesini (m. açıkça kabul
    eden katı bir anayasadır.
    Genel Esaslar.- 1961 Anayasasının “Genel Esaslar” baslıgını tasıyan birinci kısmında
    devletin sekli, cumhuriyetin nitelikleri gibi temel ilkeler düzenlenmistir. Devletin sekli
    konusunda bir yenilik yoktur. Devlet sekli, cumhuriyettir (m.1). Cumhuriyetin nitelikleri
    konusunda ise 1961

    Temel Hak ve Özgürlükler.- 1961 Anayasasında temel hak ve özgürlükler ikinci
    kısımda düzenlenmistir. Bu kısmın birinci bölümünde temel hak ve özgürlüklere iliskin genel
    hükümler, ikinci bölümde kisinin hakları ve ödevleri, üçüncü bölümde sosyal ve iktisadî
    haklar ve ödevler, dördüncü bölümde ise siyasî haklar ve ödevler düzenlenmistir. Sosyal hak
    ve ödevler, ilk defa sistematik olarak 1961 Anayasasında düzenlenmistir. Bu 1961
    Anayasasının önemli bir yeniligidir. 1961 Anayasasının, 1924 Anayasasına göre, temel hak ve
    özgürlüklere daha genis bir yer verdigi hemen gözlemlenmektedir. Keza bu Anayasa temel
    hak ve özgürlükler sınırlandırılmasını oldukça güvenceli bir sisteme baglamıstır.
    Yasama Organı.- 1961 Anayasası 1924 Anayasasından farklı olarak “çift-meclis
    sistemi”ni kabul etmistir (61 AY, m.63). Ancak bu konuda ilk degildir; çünkü yukarıda
    gördügümüz gibi 1876 Kanun-u Esasîsi de iki meclisli bir parlâmento kurmustu.
    1961 Anayasasına göre “yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir” (m.5).
    TBMM, “Millet Meclisi” ve “Cumhuriyet Senatosu” isimli iki ayrı meclisten kurulmustur
    (m.63). Millet Meclisi, genel oyla seçilen 450 milletvekilinden olusur (m.67). Cumhuriyet
    Senatosu ise üç çesit üyeden olusmustur. 150 adet olan birinci grup üyeler halk tarafından; 15
    adet olan ikinci grup üyeler ise Cumhurbaskanı tarafından seçilir. lk iki grup üyelerin görev
    süresi altı yıldır. Üçüncü grup üyeler ise ömür boyu görev yapar. Ana yasa bunlara “tabiî
    üyeler” ismini demektedir. Bunlar da kendi içinde iki gruba ayrılır. Bunlardan birincisi 13
    Aralık 1960 tarih ve 157 sayılı Kanunun altında adları bulunan Millî Birlik Komitesi baskan
    ve üyeleridir. kincisi ise eski Cumhurbaskanlarıdır

    Cumhuriyet Senatosuna üye seçilebilmek için kırk yasını doldurmus olmak ve yüksek
    ögrenim yapmıs olmak sartı aranmıstır (m.72). Buna karsılık milletvekili seçilebilmek için
    otuz yasını bitirmis olmak ve Türkçe okuyup yazmak kosulları yeterlidir (m.68).
    Milletvekillerinin görev süresi dört yıldır (m.69). Seçimler dört yılda bir yapılır. Cumhuriyet
    Senatosu üyelerinin (tabii üyeler dısındakiler) görev süresi ise altı yıldır (m.73). Ancak
    Cumhuriyet Senatosu seçimleri altı yılda bir degil, iki yılda bir yapılır. Her seçimde,
    Cumhuriyet Senatosu üyelerinin üçte biri yenilenir (m.73).
    Millet Meclisinin yetkileri, Cumhuriyet Senatosunun yetkilerinden genellikle daha
    agır basmaktadır. Hükûmet, Cumhuriyet Senatosuna karsı degil, Millet Meclisine karsı
    sorumludur. Güven oylaması sadece Millet Meclisinde yapılır (m.103). Cumhuriyet
    Senatosunun güvensizlik oyuyla hükûmeti düsürme yetkisi yoktur. Bütçe kanununun
    kabulünde son söz Millet Meclisine aittir (m.94). Kanun kabul etme sürecinde de son söz esas
    itibarıyla Millet Meclisine aittir. Ancak kanun tasarı ve tekliflerinin görüsülmesinde
    Cumhuriyet Senatosunun da çok önemli yetkileri vardır. 1961 Anayasasına göre TBMM’nin
    kanun kabul etmesinin oldukça uzun ve karısık bir usûlü vardır. Anayasanın degistirilmesi
    usûlünde Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu esit yetkilerle donatılmıstır. Anayasanın
    155’inci maddesine göre, Anayasa degisikligi teklifinin kabulü için “Meclislerin ayrı ayrı üye
    tamsayılarının üçte iki çogunlugunun oyu” gerekir.
    Yürütme Organı.- 1961 Anayasası, yasama ve yargıdan bir “yetki” olarak
    bahsederken, 6’ncı maddesinde, yürütmeden bir “görev” olarak bahsetmistir. Anayasaya göre,
    “yürütme görevi, kanunlar çerçevesinde, Cumhurbaskanı ve Bakanlar Kurulu tarafından
    yerine getirilir”.
    a) Cumhurbaskanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince, kırk yasını doldurmus ve
    yüksek ögrenim yapmıs kendi üyeleri arasından, üye tamsayısının üçte iki çogunlugu ile ve
    gizli oyla yedi yıllık bir süre için seçilir; ilk iki oylamada bu çogunluk saglanamazsa, salt
    çogunlukla yetinilir (m.95). Bir kisi iki defa Cumhurbaskanı seçilemez.
    b) Bakanlar Kurulu ise Basbakan ve Bakanlardan kuruludur. Basbakan,
    Cumhurbaskanınca, TBMM üyeleri arasından atanır. Bakanlar, TBMM üyeleri veya
    milletvekili seçilme yeterligine sahip olanlar arasından Basbakanca seçilir ve
    Cumhurbaskanınca atanır (m.102). Bu sekilde kurulan Bakanlar Kurulu, Millet Meclisinden
    güvenoyu almak zorundadır. Hükümetin kurulus usûlü parlâmenter hükümet sistemine
    tamamıyla uygundur. 1961 Anayasası, tartısmasız olarak parlâmenter hükümet sistemini
    benimsemistir.

    Yargı Organı.- 1961 Anayasasının 7’nci maddesine göre, yargı yetkisi Türk milleti
    adına bagımsız mahkemelerce kullanılır. Yargı Anayasanın üçüncü kısmının üçüncü
    bölümünde düzenlenmistir. Mahkemelerin bagımsızlıgı, hakimlik teminatı tanınmıstır. 1961
    Anayasasının yargı alanında getirdigi önemli bir yenilik hakimlerin bagımsızlıgını saglamak
    üzere kurdugu “Yüksek Hakimler Kurulu”dur. 1961 Anayasası, Yargıtay, Danıstay, Askerî
    Yargıtay, Uyusmazlık Mahkemesi gibi yüksek mahkemeleri tek tek düzenlemistir. 1961
    Anayasasının yargı alanında getirdigi en önemli yenilik süphesiz kanunların Anayasa
    uygunlugunu denetlemekle görevli bir Anayasa Mahkemesini kurmasıdır. Anayasanın ilk
    sekline göre bu Mahkemenin 15 üyesinden besini seçme yetkisi TBMM aitti. Anayasanın ilk
    seklinde Askerî Yüksek dare Mahkemesi yoktu. Bu mahkeme Anayasaya 1971
    degisiklikleriyle sokulmustur.
    Degistirilis Usulü.- Anayasanın degistirilmesi TBMM üye tamsayısının en az üçte biri
    tarafından yazıyla teklif edilebilir. Degisiklik teklifinin Millet Meclisi ve Cumhuriyet
    Senatosu tarafından ayrı ayrı üye tamsayılarının üçte iki çogunluguyla kabul edilmesi gerekir
    (m.155). 1982 Anayasasından farklı olarak, 1961 Anayasası Anayasa degisiklikleri üzerinde
    Cumhurbaskanına zorlastırıcı veto yetkisi veya referanduma sunma yetkisi tanımamıstır.
    Devlet seklinin Cumhuriyet oldugu yolundaki Anayasa hükmü degistirilemez (m.9).
    C. 1961 Anayasasının Uygulanması

    1961 Anayasası yürürlüge girdikten sonra, 15 Ekim 1961’de genel seçimler yapıldı.
    Bu seçimlerde CHP % 36, Demokrat Partinin yerine kurulan Adalet Partisi % 34, Yeni
    Türkiye Partisi % 14, CKMP ise % 13 oranında oy aldılar. Bu oy oranları da yine 27 Mayıs
    müdahalesinin halk tarafından pek benimsenmedigini, seçmen çogunlugunun yine Demokrat
    Parti egiliminde oldugunu göstermektedir. kinci genel seçimler 10 Ekim 1965’te yapıldı.
    Adalet Partisi, oyların % 53’ünü kazanarak 240 milletvekili çıkardı. Buna karsılık, CHP
    oyların % 29’unu kazanarak 134 milletvekili çıkarabilmistir.
    1971-1973 Anayasa Degisiklikleri.- 1971-1973 ara döneminde 1961 Anayasasında
    iki köklü degisiklik yapıldı. 20 Eylül 1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunla Anayasanın toplam
    34 maddesinde degisiklik yapılmıs ve Anayasaya yedi geçici madde eklenmistir. Keza 15
    Mart 1973 tarih ve 1699 sayılı Kanunla Anayasanın 4 maddesinde degisiklik yapılmıs, 2 yeni
    geçici madde daha eklenmistir. Bu dönemde yapılan anayasa degisikliklerinin ana yönleri
    söyledir:
    a) Yürütmenin Güçlendirilmesi Yönünde Degisiklikler: Bakanlar Kuruluna kanun
    hükmünde kararname çıkarma yetkisinin verilmesi (m.64); vergi, resim ve harçların muafiyet
    ve istisnaları ile nispet ve hadlerine iliskin hükümlerde degisiklik yapmaya Bakanlar
    Kurulunun yetkili kılınması (m.61); üniversite özerkliginin zayıflatılması (m.120); TRT’nin
    özerkliginin kaldırılması (m.121).
    b) Temel Hak ve Özgürlüklere Getirilen Sınırlamalar: Bütün temel hak ve
    özgürlükleri için geçerli genel bir sınırlama hükmünün getirilmesi (m.11); temel hak ve
    özgürlükler için yasal sınırlama sebeplerinin artırılması (m.11); devlet memurlarının sendika
    kurma hakkının ortadan kaldırılması (m.119).
    c) Yargı Denetimine Getirilen Sınırlamalar: Üyelerinin atanmasında Bakanlar
    Kurulunun aday gösterdigi Devlet Güvenlik Mahkemeleri nin kurulması (m.136); tabiî yargı
    yolu yerine kanunî yargı yolunun getirilmesi (m.32); küçük siyasal partilerin Anayasa
    Mahkemesine basvurma olanagının kaldırılması (m.149).
    d) Ordu ile lgili Degisiklikler: Askerî otorite sivil iktidardan yeni tavizler
    koparmıstır. Askerî yargı sivil yargının aleyhine genislemistir. Asker kisilerle ilgili idarî
    eylem ve islemlerin yargısal denetimi, Danıstaydan alınarak yeni kurulan Askerî Yüksek
    dare Mahkemesi ne verilmistir (m.140). Sıkıyönetime geçis kolaylastırılmıstır (m.124).
    Sivillerin askerî nitelikte olmayan suçlarından dolayı yargılanmaları mümkün kılınmıstır
    (m.138/2).
    1961 Anayasasının Yıkılısı .- 1975’ten itibaren siyasal siddet ve terör olayları tekrar
    tırmanmıstır. Bunların önüne de geçilememistir. Üstelik siyasal sistemde de ciddî tıkanıklıklar
    olusmustur. Örnegin 1980’de TBMM yeni Cumhurbaskanını altı ay süreyle seçememistir. Bu
    dönemde hükûmetler karar alamaz ve meclisler kanun çıkartamaz hale gelmistir. Bu krizin
    sorumlusu olarak yürütmeyi ve devlet otoritesini zayıf bıraktıgı düsünülen 1961 Anayasası
    görülmüstür. Çözüm olarak, 1961 Anayasasında köklü degisikliklerin yapılması fikri ortaya
    çıkmıstır. Ancak, bu degisiklikler yapılamadıgı gibi, ülkenin içiiçine girdigi siyasal ve ekonomik
    krizden çıkılamamıs, terör olaylarının önüne geçilememistir.

    Yorum Yazın

    XHTML: HTML Etiketi Kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>